Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/966 E. 2023/2406 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/966
KARAR NO : 2023/2406
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Hazine vekili, davalıların müştereken malik olduğu 174 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın, Hazine’ye ait aynı yer 8 No.lu parsele tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, tecavüzlü kısımdaki yapının yıkılması suretiyle davalıların Hazine’ye ait taşınmaza müdahalesinin önlenmesini ve 06.03.2011 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için belirlenecek ecrimisilin davalılardan tahsilini talep etmiş; 27.11.2017 tarihli dilekçesiyle de dava değeri olarak gösterdiği 10.000,00 TL’nin ecrimisil istemine ilişkin olduğunu bildirmiştir.

II. CEVAP
Davalı … duruşmadaki beyanında, binanın kıyı-kenar çizgisine tecavüzlü olduğu iddiasının doğru olduğunu, gerekli bedel ödendiği taktirde davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirmiş; davalı …, kendi arazisini kira ödeyerek kullanmak istemediğini, bedelini ödemek suretiyle Hazineden satın almak istediğini beyan etmiş; davalı … ise diğer davalıların söylediklerine aynen katıldığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2018 tarihli ve 2015/83 Esas, 2018/30 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı Hazine vekili tarafından, hükmedilen ecrimisil miktarı ile yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil) yönünden istinaf talebinde bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçe gösterilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 21.04.2022 tarih ve 2021/3965 Esas, 2022/3052 Karar sayılı kararı ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı açılan davalarda, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği kabul edilmiş olup bunun dışındaki sebeplerle açılan davalarda davalı tarafın vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinden sorumluluğu devam ettiğinden; el atmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat istemine ilişkin somut uyuşmazlıkta 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı için mahkemece mahallinde yapılan keşif sonrası bilirkişi raporu ile belirlenen dava değeri üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanacak karar ve ilam harcı ile davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi; yine keşfen belirlenen dava değeri üzerinden davacı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; 174 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmış olan binanın, 174 ada 8 parsel sayılı Hazineye ait taşınmaza tecavüzlü olan ve 20.04.2017 tarihli fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokide kırmızı renkle taranan ve A harfi ile gösterilen 74,74 m² yüz ölçümüne sahip kısmının kal’ine, davalılar tarafından bina yapmak suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesine, 385,65 TL tutarındaki ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların yapıyı, kadastro geçmeden ve ifraz işlemi olmadan 15 yıl önce inşa ettiklerini, iyi niyetli olduklarını, ecrimisile hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yıkım sonucu davalıların aşırı zararının olacağını, taşınmazın imar barışı kapsamında olduğunu ve Kadastro Kanunu 36/A maddesi gereği, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ve temliken tescilin koşullarının araştırılmadığını belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz konusu kararda ecrimisil miktarının oldukça düşük tespit edildiğini, ecrimisil tespitinde esas alınan bilirkişi raporunun, soyut değerlendirmelere dayalı, tarafların ve hakimin denetimine kapalı ve değerlendirmenin gerekçeleri bilimsel verilerle açıklanmadan hazırlandığını, tecavüzlü olan kısmın yüz ölçümünün 20.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilerek 74,78 m² olarak belirtilmesine rağmen kararda 74,74 m²’nin hüküm altına alınmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup ecrimisilin hüküm altına alınabilmesi için davalının kötüniyetli müdahalesinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatı gerekir.

2. 11.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” hükmü düzenlenmiştir.

3. Anılan Yasa hükmüne göre, ancak kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı açılan davalarda, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği kabul edilmiş olup bunun dışındaki sebeplerle açılan davalarda davalı tarafın vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinden sorumluluğu devam ettiğinden; el atmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat istemine ilişkin somut uyuşmazlıkta 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekili ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı vekiline yükletilmesine,

Davacı … Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.