YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13509
KARAR NO : 2023/4252
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2012/327 Esas, 2016/648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2012/327 Esas, 2016/648 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/11619 Esas, 2021/15005 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminde meşru savunma hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığından en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerine göre rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi ve kabule göre sanığın eyleminin meşru savunma hükümleri kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/23 Esas, 2022/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kardeşi ile birlikte nalburiye dükkanı işlettiği, olay günü katılanın kardeşinin araçla iş yerine geldiği ve aracını park etmek istediği, sanığın ise aracında annesi ve kardeşleri de olduğu halde ilerlediği sırada katılan ile arasında yol verme ile alakalı anlaşmazlık meydana geldiği, sanığın, erkek kardeşi ile birlikte aracından inerek katılanın kardeşinin bulunduğu yere geldiği, aralarında tartışma başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılanın da iş yerinden çıkarak kavgaya dahil olduğu, olay yerinin birden kalabalıklaştığı, katılanın tanıdıklarının da olaya dahil olduğu, sanığın annesi ve kız kardeşinin de arabadan indiği, tarafların birbirlerini yaraladıkları, sanığın da yaralandığı, bu esnada sanığın, askeri personel olması nedeniyle yanında taşıdığı silahı çıkardığı, önce havaya birkaç el ateş ettiği, daha sonra katılana birkaç el ateş ettiği, sanığın ateş etmesi sonucu katılanın penis bölgesi ve sağ uyluk bölgesinden isabet aldığı, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 10.02.2022 tarihli rapora göre katılanda meydana gelen süperficial femoral arter yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan vekilinin suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması sanık müdafiinin sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, her iki tarafın yaralandığı ve karşılıklı kavga şeklinde yaşanan somut olayda ise Mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, katılan ile arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin ve eylemine devam etmesine engel halin bulunmaması karşısında suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesinde isabetsizlik olmadığı, sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasında ve indirim oranında da isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup hükümde bu yönlerden isabetsizlik bulunmamıştır.
B. Temel Cezanın Belirlenmesi Yönünden
Katılanın üç adet ateşli mermi isabeti ile yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61 … maddesinin birinci fıkrasında yer verilen suçun işlenmesinde kullanılan araç, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi ölçütler ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezada hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmaması nedeniyle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/23 Esas, 2022/231 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; Katılanın kardeşi ile birlikte nalburiye dükkanı işlettiği, olay günü katılanın kardeşinin araçla iş yerine geldiği ve aracını park etmek istediği, sanığın ise aracında annesi ve kardeşleri de olduğu ilerlediği sırada katılan ile arasında yol verme meselesinden anlaşmazlık meydana geldiği, sanığın, erkek kardeşi ile birlikte aracından inerek katılanın kardeşinin bulunduğu araca geldiği, aralarında tartışma başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılanın da iş yerinden çıkarak kavgaya dahil olduğu, olay yerinin birden kalabalıklaştığı, katılanın tanıdıklarının da olaya dahil olduğu, sanığın annesi ve kız kardeşinin de arabadan indiği, tarafların birbirlerini yaraladıkları, sanığın da yaralandığı, bu esnada sanığın, askeri personel olması nedeniyle yanında taşıdığı silahı çıkardığı, önce havaya birkaç el ateş ettiği ancak kalabalığın dağılmadığı, katılanın sanığın elinden silahı almak istediği daha sonra sanığın katılana birkaç el ateş ettiği, sanığın ateş etmesi sonucu katılanın penis bölgesinden bir ve sağ uyluk bölgesinden iki merminin isabet ettiği, … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 10.02.2022 tarihli rapora göre katılanda toplam üç adet mermi giriş ve çıkış yaraları tespit edildiği, uyluk bölgesinden giren mermilerden birisinin oluşturduğu süperficial femoral arter yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu diğer iki mermi yaralanmasının yaşamsal tehlike oluşturmadığı basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/11619 Esas, 2021/15005 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kapsam dışı müşteki sanık …’in 05/09/2010 tarihli ifadesinde, abisi …’in iş yerinden çıkıp geldiğini ve sanıkla tartışmaya başladığını sanığın belinden silahını çıkartarak doğrudan abisi …’e ateş etmeye çalıştığını beyan etmesine, katılan …’in aşamalardaki istikrarlı ifadelerinde sanığın kendisine hedef alarak ateş ettiğini beyan etmesine, tanık …’ın 02/04/2015 tarihli celsede …’in arabadan inince sanığın havaya bir el ateş ettiği daha sonra yanında bulunan …’in ayaklarına doğru üç el ateş ettiğini beyan etmesine, kapsam dışı sanık …’ın 19/07/2012 tarihli celsede iş yerinin içerisinden olayı seyrettiğini …’in …’e üç el ateş ettiğini gözleriyle gördüğünü beyan etmesine ve sanığın aşamalardaki anlatımında …’e yönelik eylemi nedeniyle meşru müdafaa iddiasında bulunmamasına aksine 06/09/2010 tarihli ifadesinde …’i vurma kastının olmadığına beyan etmesine göre, suçun işlenmesinde kullanılan silah, hedef alınan vücut
bölgesi, atış mesafesi, katılana isabet eden mermi sayısı, yara yerleri ve niteliği dikkate alındığında sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de sanık ile katılanın kardeşi müşteki sanık … arasında yol verme meselesinden başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesinde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilememiş ise de kavgaya katılan ve kapsam dışı sanıklarında katılması, sanığın önce havaya ateş etmesine karşın sanığın üzerine giderek silahını almaya çalışmaları, sanığın kemik kırığı olacak şekilde yaralanması nazara alındığında etki tepki dengesinin sanık lehine bozulduğundan haksız tahrik içeren eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sırasında makule yakın bir oran yerine asgari hadden indirim yapılarak fazla ceza belirlenmesi,
Hukuka aykırı olduğundan İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının bu sebeplerle bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile Dairemiz sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.