YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6003
KARAR NO : 2023/6853
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1611 E., 2023/334 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
SAYISI : 2020/214 E., 2021/103 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, davalıya ait olan ve Kırşehir ilinde faaliyet gösteren ……sicil sayılı işyerinde 01.07.1981 tarihinde işe başlayıp 1984 yılında askere gidene kadar ve Ağustos 1985 ‘ten Şubat 1987’ ye kadar çalıştığını, kuruma bildirilmediğini belirterek, dava konusu hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde: ….. sicil numaralı 1977 ‘den 31.12.1984 tarihine kadar faaliyet gösteren Toros ekmek fırınını işyeri sahibi olarak işlettiğini, fırında işyeri sahibi ve ekmek ustası olarak kendisinin, işçi olarak da…’nin işyeri 15.01.1985 tarihinde kapanana kadar beraber çalıştıklarını, davacı …’nün gerek yaşının küçüklüğü gerekse ustalığının olmaması nedeniyle 15-20 gün kadar zaman zaman gelip iş öğrenmeye çalıştığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; …’nün davalı işyerinden 20.07.1983- 05.08.1983 tarihleri arasında hizmetinin verilmiş olduğunu, hizmet tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek ölçüde ispatlanması gerektiğini, işveren bordrosundan ve gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarından belirlenecek tanıkların bilgi ve görgülerine başvurularak çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, davanın kısmen kabul – kısmen reddine; davacının, davalı …’a ait olan Kırşehir ilinde faaliyet gösteren Toros Ekmek Fırın isimli iş yerinde bir hizmet akdine bağlı olarak 01.07.1981 – 19.07.1983 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından, 18 yaşını doldurduğu tarih olan 15.05.1982 – 19.07.1983 tarihleri arasındaki sürenin 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi gereğince sigortalılık süresi olarak tespitine, bu şekilde sigortaya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde iddia ettiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bilirkişi süre hesabında tanık beyanında olmayan süreyi dahi müvekkili aleyhine hesap ettiğini, raporun hesap dönemi ile tanık süre beyanının uygunluğunun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, gerekçeli kararda tespit edilen tarihlerde hizmet hak düşürücü süreye uğradığını, kararın eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda verildiğini, kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını beyanla, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının, mahkemece hüküm altına alınan sürede davalı işyerinde çalıştığının sabit olduğu,dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçeleri ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Feri müdahil Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili; istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrasına göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; temyiz eden vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun’un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 5’inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
3.Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
4.Somut olayda, davacının, davalı işveren yanından 20.07.1983-07.05.1983, 20.04.1987-30.07.1987 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, talebin 01.07.1981-28.02.1987 arası dönem olduğu, mahkemece 01.07.1981-19.07.1983 tarihleri arasındaki çalışmanın kabulüne karar verildiği ve verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davanın ise 01.08.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
5.Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
6.Somut olayda; tespite konu talep edilen 01.07.1981-19.07.1983 arası dönem Hak düşürücü süre kapsamında olup, istemin reddine karar verilmesi gerekirken aksini kabul ile karar verilmesi bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.