Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/28728 E. 2013/30965 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28728
KARAR NO : 2013/30965
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş bulunmasına göre, aynı Yasanın 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
./..

-2-

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

1-Mağdurun ifadesinde 28/01/2007 günü 18:00-20:30 saatleri arasında kilitli olarak park halinde bulunan aracından oto CD çaların çalındığını fark ettiğini belirttiği, sanık ve suça sürüklenen çocuğun da atılı suçu işlemediklerini savunmaları ve olay saatinin tam olarak tespit edilememesi karşısında, Uyap kayıtlarına göre, suç tarihinde güneşin saat 17:27’de battığı, gece vaktinin 18:27’de başladığı ve suçun sanık ile suça sürüklenen çocuklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun 5237 sayılı TCK.nun 6/e maddesinde tanımlanan gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar da karar yerinde gösterilip tartışılmadan hırsızlık suçunda anılan Yasanın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla cezalara hükmedilmesi,
2-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 2 ay 6 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, suça konu oto teybinin müştekiye iade edildiği ve bunun dışında dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde suça sürüklenen çocuğa yüklenen hırsızlık suçundan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanığın müştekinin zararını rızaen gidermemiş olması nedeniyle” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
5-Kabule göre de;
I-Sanık ile suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde gerçekleştirdikleri hırsızlık eylemlerinden dolayı temel ceza alt sınırdan belirlenmesine karşın, geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst sınırdan artırım yapılması,
II-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan hükmedilen hapis cezasında eylemin gece vakti işlendiğinden dolayı arttırım yapılırken uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.