YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30832
KARAR NO : 2013/30966
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …, …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
28/02/2007 tarihli kollukça tutulan tutanakta, suça sürüklenen çocuk …’in bahse konu otoyu … Mahallesi … Caddesi üzerinden kelebek camını kırmak suretiyle düz kontak yaparak çaldıklarını beyan ettiği belirtilmiş ise de, yine adı geçen tutanakta ve 28/02/2007 tarihli teslim tutanağında suça konu aracın sahibine ulaşılamadığından yediemin olarak otoparka çekildiğinin belirtildiği, şikayetçinin olay sabahı polis merkezine gelerek şikayeti üzerine aracı teslim aldığı birlikte dikkate alındığında suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı, bu nedenle mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine katılınmamış, suça sürüklenen çocukların tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu husus infaz sırasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 18/10/2007 tarih 2007/293 – 252 E.K. sayılı kararla verilen ilk mahkumiyet hükümlerinin suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 26/09/2011 tarih 2008/16012 Esas ve 2011/40098 Karar sayılı ilamı ile diğer bozma sebepleri ile birlikte suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi gereğince uygulama yapılmasının 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin de gözetilerek bozulması üzerine yapılan yargılamada, mahkemece adı geçen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma ilamı doğrultusunda 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b 143, 31/3 ve 62 maddelerine göre uygulama yapılıp, 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi hükmü gözetilerek sonuç cezanın 18/10/2007 gün ve 2007/293 – 252 E.K. sayılı kararla hükmedilen 2 yıl 4 ay 13 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, yine 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35, 31/3 maddeleri uygulanmak suretiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesince bozulan hükmün yeniden kurulması,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca; suça sürüklenen çocukların ayrı ayrı, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b ve 143 maddeleri gereğince belirlenen 5’şer yıl 4’er ay hapis cezalarından aynı Yasanın 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak 3 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, yine aynı Yasanın 62. maddesi gereğince cezalarından 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince yeni kurulacak hükmün, sonuç ceza itibariyle Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 26/09/2011 tarihli bozma ilamından önce mahkemece kurulan hükümden ağır olamayacağı gözetilerek, suça sürüklenen çocukların sonuç olarak ayrı ayrı 2 yıl 4 ay 13 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.