YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7709
KARAR NO : 2023/7446
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/474 Esas, 2016/562 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2021/6252 Esasına kayıtlı dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki davanın birlikte yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2014 tarihli ve 2014/1018 Esas, 2014/1323 Soruşturma, 2014/260 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2014/474 Esas, 2016/562 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararı veren hakimin FETÖ nedeniyle tutuklandığına, soruşturma izni verilmeyen iddiaları kapsar şekilde karar verildiğine, keşif sonucu bilirkişi raporlarına göre davaya konu parselin Yalım Belediyesi sınırlarında kaldığının tespit edildiğine, eksik inceleme, yanlış değerlendirme sonucu karar verildiğine, takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, paraya çevirme gibi lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde Mardin ili Yalım beldesi belediye başkanı olarak görev yaptığı, katılanın Yalım Belediyesi ve Mardin Belediyesi sınırları içerisinde kalan 2768 parsel nolu taşınmaz üzerinde maden işletme ruhsatının bulunduğu, 05.10.2012 tarihli 14 sayılı Karar ile Yalım Belediyesince onaylı 1/1000 ölçekli ilave revizyon imar planı ile Yalım Belediyesinin yetki sınırları dışına çıkarak katılanın maden sahası ve Mardin Belediyesi mücavir alan içerisindeki bir kısım yerler imar planına dahil edilerek sanığın bu yerlerle ilgili inşaat ruhsatı verdiği, Mardin İdare Mahkemesinin 17.09.2014 tarihli ve 2013/1288 Esas, 2014/1721 sayılı Kararı ile imar planının ve buna dayalı verilen ruhsatların iptaline karar verildiği, sanığın bu şekilde görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde Mardin ili Yalım beldesi belediye başkanı olan sanığın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun (4483 sayılı Kanun) kapsamında soruşturma iznine tabi olduğu gözetilerek tebliğnamedeki basit yargılama usulü yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve dosyadaki çelişkili bilirkişi raporları dikkate alındığında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi için 05.10.2012 tarihli ve 14 sayılı belediye meclisi kararının dosya arasına alınarak dosyanın konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, önceki bilirkişi raporlarını da karşılayacak ve sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmasından ve dosyada Mardin Valiliği İl İdare Kurulunun 28.04.2015 tarihli kararında yetki tecavüzünde bulunulduğu, Yalım Belediyesinin Mardin Belediyesi sınırları içerisinde hukuksuz olarak gerçekleştirdiği imar planlarına dayanılarak yapı ruhsatları verildiği, 2009, 2011 ve 2012 yıllarındaki belediye meclis kararlarında kabul oyu kullanan belediye başkanı ve meclis üyeleri hakkında soruşturma izni verildiğinin belirtilmesi nazara alınarak benzer eylemleri nedeniyle açılan davalar olup olmadığının araştırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde (UYAP) yapılan incelemede; sanık hakkında aynı suç nedeniyle Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/621 Esas sırasında kayıtlı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet kararının Dairemizin 2021/6252 Esas sırasına kayıtlı olup aynı gün yapılan temyiz incelemesinde bu dava dosyası yönünden de bozma kararı verildiği, her iki davanın suç ve iddianame tarihleri incelendiğinde eylemler arasında hukuki kesinti oluşmadığının anlaşılması karşısında, davaların birlikte görülerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2014/474 Esas, 2016/562 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.