Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6307 E. 2023/7162 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6307
KARAR NO : 2023/7162
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3222 E., 2023/446 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2021/408 K.

Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin eşi …’tan Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/501 E.- 2013/408 K. sayılı 03.10.2013 tarihli kararı ile evlilik birliğinin temelden sarsılması gerekçesiyle boşandıklarını, bu kararın kesinleşerek 21.10.2013 tarihinde nüfusa işlendiğini, boşanma sonrası ev hanımı olarak hayatını sürdüren müvekkil boşanma tarihinden itibaren 2 çocuğu ile kendi evinde yaşamaya başladığını ve SGK’dan dul/yetim aylığı aldığını, müvekkilin 20.12.2016 tarihinden itibaren dul/yetim aylığı almakta iken davalı kurumca aylık ödemesinin kesildiğini, bunun üzerine Kurum işlemine itiraz ile başvurulduğunu ve başvuru üzerine davalı kurumca 17.12.2020 tarihli dilekçe ile cevaben yersiz ödeme nedeni muvazaalı boşanmadan ötürü dul/yetim aylığının kesildiğini, 20.12.2016-11.08.2020 süresi için yersiz ödenen 29.895,94 TL tutarında borç kaydedildiği belirtilerek taleplerinin reddedildiğini, muvazaalı boşanma gerekçesi ile davalı kurum tarafından tesis edilen müvekkilin aylığının kesilmesine ve müvekkil adına toplam 29.895,94 TL borç tahakkuk edilmesine dair işlemin iptaline, müvekkilin davalı Kurumca borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilin davalı kurumca kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline ve kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 02.03.2020 ve 05.03.2020 tarihlerinde …’ın rapor tarihindeki ikametgahı olan ….Mah. …./Samsun adresinde yapılan denetimde …’ın ikamet ettiği binanın sakinleri ile aynı binanın altında bulunan bakkal ve … ile boşandığı eşi …’u tanıyan Murat Bolat, … ile boşandığı eşi …’un aynı adreste birlikte yaşadıklarını sözlü olarak beyan ettiklerini, fakat beyanlarına başvurulan bu kişilerin yazılı ifade vermekten imtina ettiklerini, bu nedenlerle yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “tarafların nüfus kayıt sistemindeki adresleri, telefon adres kayıtları, medula kayıtları, icra takipleri tebligat adresleri, çevre temizlik vergi ödemesi ve diğer toplanan deliller ile” davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının boşanmadan 3 yıl 2 ay sonrasında 20.12.2016 tarihinde babasını kaybettiğini, 2 yıl boyunca Sinop’ta yatalak annesine baktığını, davacının kızının banka kayıtlarında babasının adresini verdiğini, tarafların mernis adreslerini ve sağlık kuruluşlarında bulunan kayıtlarını almamış olmalarının muvaazaya işaret etmediğini, İcra Dairesinden tebliğ alınan evrakın ise davacının Diyarbakır’da yaşayan ve aile problemi sebebiyle nedeniyle annesinin yanına gelen kızı tarafından babasının adını tebligatta görmesi sonucu alındığını, evin sahibinin davacını kayınpederine ait olması sebebiyle evin vergisinin eski eş tarafından ödenmesinin normal olduğundan bahisle istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “somut davada, davacının 09.05.2018 tarihli Vakıfbank Şubesinden çekmiş olduğu para için eski eşinin 05325430814 numaralı telefonunu verdiği, davacının eski eşinin de Garanti Bankası’na aynı numarayı verdiği, tarafların boşanma tarihinden sonraki 2020 yılında sağlık kuruluşlarına aynı ev adresini verdikleri, aynı sağlık ocağına kayıtlı oldukları, davacının eski eşinin kendisine ait icra dosyasına boşanma öncesi kalınan adresi bildirdiği, 2021 yılında ise yine davacının evininin Çevre Temizlik Vergisini ödediği, dosyadaki evraklardan davacının kızı ile birlikte yaşadığının anlaşıldığı, eski eşe çıkan icra tebligatını ise davacının kızının aldığı, tarafların 2013 yılında boşanmış olmalarına rağmen dosyadaki belgelerden birlikte yaşadıkları anlaşılmakla mahkemece verilen kararın isabetli olduğu” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, davacı ile boşandığı ikamet adresleri, medula kayıtları, icra müdürlüğü yazısına göre, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.