YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2970
KARAR NO : 2023/7158
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/978 E., 2022/3265 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/430 E., 2021/647 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı …’a ait 1046897 işyeri sgk numaralı Akyol Tekstil isimli iş yerinde 1996 yılı Ekim ayından 1998 yılının sonuna kadar kesintisiz çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1996 olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; başlangıç tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup; re’sen araştırma ilkesi geçerli olduğunu, kurum kayıtlarının getirilmesi ve tanık dinlenilmesi halinde mutlaka dönem bordro tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, yok ise yakın işyeri çalışanları tanık olarak dinlenilmesini, İşe giriş bildirgesinin verilmesinin filli çalışma olgusu göstermemekte olduğu gözardı edilmememesini, fiili çalışma olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesini tanık beyanları titizlikle değerlendirilmesini, Ayrıca hak düşürücü süre göz ardı edilmemesini, davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı ve kapsam dışına çıkartıldığı tarih araştırılmalı, kapsam öncesi ve kapsam çıkış sonrası çalışmalar dikkate alınmamalıdır. Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmemedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyeri adına tescilli işyerlerinden sigortalı işe giriş bildirgesi veya aylık prim ve hizmet belgesi verilmediği ve SSİY’de belirtilen herhangi bir evrakın davalı kuruma ibraz edilmediği celp olunan kayıtlardan anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla;
Davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yerel mahkemenin, hak düşürücü süreye dayanarak davayı reddettiğini, sigortalılık başlangıcı için tespitini istediği hususların tanıkların yeminli ifadeleriyle ispatlandığını, Müvekkilinin davalı iş yerinde 1996 yılından 1998 yılına kadar aralıksız çalıştığı aşikar olduğunu, Müvekkilinin emekliliği sağlayacak yasal düzenleme yeni yürürlüğe girdiği için açmış olduğumu sigorta başlangıcı tespiti davasının hak düşürücü süreden reddedilmesi kanuna aykırı olup yasal düzenleme yeni yürürlüğe girdiği için müvekkilinin bu talep hakkının yeni doğduğunu, kararın bozulmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 506 sayılı Kanun’un 79/10 bendine göre yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca sigortalı çalışmaları tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak (hizmet devam etmişse hizmetin sona erdiği yılın sonundan) 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile çalıştıklarını ispatlayabilirlerse bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır hükmü uyarınca davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, davacı hakkında, davalı işyeri adına tescilli işyerlerinden sigortalı işe giriş bildirgesi veya aylık prim ve hizmet belgesi verilmediği ve SSİY’de belirtilen herhangi bir evrakın davalı kuruma ibraz edilmediği, hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddinin yerinde ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla;
… Anadolu 29. İş Mahkemesi’nin 05.10.2021 tarihli, 2020/430 Esas – 2021/647 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı …’a ait Akyol Tekstil isimli işyerinde1996 yılı Ekim ayından 1998 yılının sonuna kadar kesintisiz çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1996 olarak tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79 ıncı maddesinin 10 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.