Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5179 E. 2023/6757 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5179
KARAR NO : 2023/6757
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1743 E., 2023/279 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/204 E., 2022/65 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve dahili davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve dahili davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren yanında 01.06.2005-01.07.2011 tarihlerinde kesintisiz olarak mutfakta çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …; davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, kendisinin tekstil atölyesini 2008 yılına kadar işlettiğini, 16.04.2008 tarihinden sonra da kardeşiyle birlikte Cömert Tekstil ve Dış Tic. San. Ltd. Şti.’ni kurduklarını, kardeşi …’in şirketi tek başına temsil etmeye yetkili olduğunu, davacının ise 2008 yılında bir süre kendi isteğiyle sigortasız olarak yanında çalıştığını, kendi ricasıyla oğlu …’nun çalışmadığı halde sigortasının yapıldığını, talebinin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dahili davalı şirket vekili; davacının müvekkili şirkette hiç çalışmadığını, şirketin 10.04.2008 tarihinde kurulmuş olduğunu, davacının 2008 yılında kısa bir süre şirket ortaklarından…’e bağlı olarak çalıştığını, bu çalışmanın da süreli ve/veya süresiz iş ilişkisi mahiyetinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının önceleri davalı… işyerinden, daha sonra bu şirketin kurucu ortağı olduğu dahili davalı şirketten sigorta bildirimleri olan tanıklar … ve …’nun beyanlarına göre davacının önceden… işyerinde çalışmaya başlayıp daha sonra bu işverenin şirket kurması sonucu dahili davalı şirkette çalışmaya başladığının ve fiilen çalıştığının ispatlandığı, davacının çalışmasının önce… yanında başlayıp aralıksız olarak işyerinin şirketleşmesi sonrası davalı şirkette sürdüğünden hak düşürücü sürenin çalışmanın sona erdiği 01.07.2011 tarihinden sonra hesaplanmasının gerektiği ve bu tarihten itibaren dava tarihine kadar da 5 yıllık süre geçmediğinden hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığı, davalı… ve dahili davalı işyerinin talep edilen dönemlerde 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve çalışma olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle,
Davanın kabulü ile, Davacının 641580 sicil numaralı davalı…’e ait işyerinden,
01.06.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 210 gün,
01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2008-31.08.2008 tarihleri arasında 240 gün,

Davacının dahili davalı şirkete ait 1095511 sicil numaralı işyerinden,
01.09.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 120 gün,
01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 360 gün,
01.01.2011-01.07.2011 tarihleri arasında 181 gün yasal asgari ücretle 506 ve 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- dahili davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ve dahili davalı şirket vekili; taraflar arasında, İş Kanununda tanımlandığı biçimde belirli ya da belirsiz süreli iş sözleşmesi olmadığını, müvekkil işyerine komşu olan davalının 2008 yılında, tekstil sektöründe olan müvekkilin zaman zaman yoğunlaşan işlerine günlük ücret mukabilinde yardımcı olması için davet edildiğini, 2008 yılı haricinde hiçbir çalışması olmadığını, müvekkil …’in ticari faaliyetine 30.09.2008 tarihinde son verdiğini, huzurdaki davanın ise 2016 yılında açılmış olduğundan, müvekkil… yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini, dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edilen Cömert Tekstil ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. yönünden harcı yatırılmak suretiyle usulüne uygun dava açılmamış olduğundan, pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için usulüne uygun dava açıldığı düşünülse dahi, bu halde de; 01.07.2011 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra (harç makbuzu olmadığı ve dilekçede de tarih bulunmadığından) 04.04.2017 tarihinde dahi dava açılmış olsa, hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Feri müdahil Kurum vekili; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının önce… işyerinde daha sonra devamında davalının ortak olduğu şirkette çalıştığı, davalılar arasında organik bağ bulunduğundan HMK’nun 124 üncü maddesi gereğince şirketin davaya dahil edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının iş akdinin sona erdiği 01.07.2011 tarihine göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde davanın açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerlerinin faal ve kapsamda olduğu, tanık beyanlarına göre davacının iddia ettiği dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla;

… 3. İş Mahkemesi’nin 22.03.2022 tarihli, 2019/204 Esas – 2022/65 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ve dahili davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve dahili davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

Feri müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işveren yanında mutfakta 01.06.2005-01.07.2011 tarihlerinde kesintisiz olarak çalıştığını tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve dahili davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.