YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7421
KARAR NO : 2023/7434
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/828 Esas, 2016/380 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2013 tarihli ve 2012/6863 Soruşturma, 2013/1135 Esas, 2013/572 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, sanık … hakkında ise görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve tüm sanıklar haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2014/828 Esas, 2016/380 sayılı Kararı ile sanıklardan …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000’er TL, … hakkında ise zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 187 tam gün karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemleri; atılı suçu işlediklerine yönelik somut delil bulunmadığına, bu doğrultuda haklarında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Zeytinli Belediye Başkanlığında zabıta amiri olarak görev yapan sanık …’ın Meral Market isimli iş yerinin işgaliye tespitini gerçekleştiren zabıta memurlarının görevlendirmesini yapıp ölçüm işlerine katılmadığı halde ölçüm işlerine katılmış gibi rapor düzenleyerek, aynı birimde zabıta memuru olarak görev yapan diğer sanıkların ise Metin Kasap isimli iş yeriyle ilgili farklı tarihlerde yapmış oldukları işgaliye ölçümlerinde görevlerinde gerekli dikkati göstermeyerek hatalı ölçüm yaptıkları ve bu şekilde farklı ölçümlerin oluşmasına sebep oldukları belirtilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Kanun’un 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, sanık hakkında sübutu kabul edilen görevi kötüye kullanma suçundan ne şekilde sorumlu tutulduğu karar yerinde tartışılıp, buna ilişkin kabul edilen ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğunun denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, sanık hakkında gerekçesiz olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
B. Sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
C. Tüm sanıklar yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ”Kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” şeklindeki kabul karşısında, atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından oluşan maddi zararın neden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesinden, sanıklara bu zararı giderme imkanı tanınmasından ve suçtan kaynaklı zararın giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra, sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Dosyada tazmini gereken somut zararın sanıklar tarafından karşılanmaması” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2014/828 Esas, 2016/380 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2023 tarihinde karar verildi.