Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/30663 E. 2013/29834 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30663
KARAR NO : 2013/29834
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyize konu olmayan sanık …’ün yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği 03.09.2012 tarihinden önce 19.01.2011 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Yine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 6099 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişik 35. maddesinin 2. fıkrasında ise; “adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-2-
Somut olayda, temyize konu olmayan sanık …’ün yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın … sorgusu sırasında bildirmesi nedeniyle bilinen son adresi olan adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak adres bırakmadan ayrıldığına dair şerh verilerek iade edilmesi üzerine, sanık …’in adres kayıt sistemindeki adresi tespit edilerek, Tebligat Kanunu’nun 23/8. maddesi uyarınca buna ilişkin kaydın tebligat evrakı üzerine yazılmasından sonra, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında belirtildiği şekilde; “tebliğ memurunca tebliğ olunacak evrakın, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edilerek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmak suretiyle tebliği gerekirken, Tebligat Kanunun 35. maddesine göre kapıya yapıştırılmak suretiyle sanığın sorgusunda bildirdiği adresinde yapılan gerekçeli karar tebliği geçersiz olduğundan, sanık …’in adres kayıt sistemindeki adresine gerekçeli kararın tebliğ edilerek tebellüğ belgesinin ve vermesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra dairemize gönderilmesinin sağlanması amacıyla dosyanın mahalline iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.