Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4267 E. 2023/1904 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4267
KARAR NO : 2023/1904
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/368 E., 2020/222 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Nevşehir ile …. ilçesi …. Köyü çalışma alanında yapılan afet kadastrosu sonucu, 8 ada 1 parsel sayılı 945,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …Köyü Tüzel Kişiliği adına 24.11.1974 tarihinde tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … 29.8.2012 havale tarihli dava dilekçesiyle; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Nevşehir ile … ilçesi … Köyü 8 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı … Tüzel Kişiliği cevabında; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2013 tarihli ve 2012/213 Esas, 2013/102 Karar sayılı önceki kararı ile,10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2013 tarihli ve 2012/213 Esas, 2013/102 Karar sayılı önceki kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2014 tarihli ve 2014/4280 Esas, 2014/4991 Karar sayılı ilamıyla; “çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un (7269 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca 1974 yılında yapılan afet kadastrosu işlemine, genel kadastro anlamı verilip, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 tarihli ve 2003/130-121 Esas-Karar sayılı kararında da açıkça vurgulandığı gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü süre uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek, hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı …’un 17.11.2019 tarihinde vefat ettiği, yasal mirasçılarının davaya ancak zorunlu dava arkadaşı olduklarından bahisle hep birlikte devam edebilecekleri, bu hususta izin ve muvafakatlarının olması gerektiği, yasal mirasçıların süresi içerisinde davaya dahil olmaları için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 115/2 nci maddesi uyarınca taraflarına kesin süre verildiği, mahkemeye başvurmamaları halinde 6100 sayılı Kanun’un 114/1-d,e,f maddesi atfıyla 115/2 nci maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği hususunda davacı …’un mirasçıları olan eşi …, kızı …., oğlu …, kızı …, oğlu … … ve kızı …. adına davetiye çıkarıltıldığı, ancak süresi içerisinde mahkemeye herhangi bir başvuru yapılmadığı, ayrıca müteveffa davacı vekillerine usulüne uygun süre verilerek müteveffanın yasal mirasçılarından bir veya bir kaçı adına vekaletname sunması için kesin süre verildiği ve vekaletname sunulmadığı takdirde kanunen vekilliklerinin sona ereceğinin usulünce ihtar edildiği, buna rağmen bu yönde de herhangi bir işlem yapılmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun’un 15/2 nci maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığını, müvekkillerinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia ederek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 7269 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi hükmü uyarınca yapılan kadastro tespiti uyarınca oluşan tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 7269 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.