Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/6129 E. 2012/10299 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6129
KARAR NO : 2012/10299
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

Hırsızlık ve mühür bozma suçlarından Sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 168, 62, 52, 203/1. maddeleri uyarınca 6.000, 2.000 ve iki kez 100 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2008 tarihli ve 2007/255 esas, 2008/511 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/01/2012 gün ve 2011/530/2621 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2012 gün ve 2012/28785 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1)Sanık hakkında 24/04/2006 tarihli tutanak ile mühür kırmak suretiyle kaçak su kullandığının tespiti yapılarak suyunun kesildiği ve mühürleme yapıldığı halde 23/05/2006 tarihli tutanakla yeniden mühürü bozarak kaçak su kullandığının tespitinin yapıldığı ve buna göre dava açıldığının anlatılması karşısında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Yasanın 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her bir tutanak yönünden ayrı eylem kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)Takdiri indirim nedeninin her bir hüküm yönünden ayrı ayrı değerlendirilip uygulanması gerekirken, sanık hakkında hırsızlık suçunda TCK’nın 62. maddesi tatbik edilmesine karsın, mühür bozma suçunda uygulanmamasında,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın ara boru takarak kaçak su kullanma eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-a maddesi kapsamında nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı yasanın 141/1.maddesi uyarınca hüküm kurulduğu hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de yasa yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.