YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/971
KARAR NO : 2023/3521
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık … müdafisinin 27.01.2023 tarihli, sanık … müdafisinin ise 16.02.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz istemlerinden feragat ettikleri anlaşıldığından sanık … hakkında verilen hükme hasren yapılan temyiz incelenmesinde:
Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/405 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının L ve son bendi, 158 … maddenin üçüncü fıkrası, 52, 54, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 900.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2430 Esas, 2022/2089 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca sonuç adli para cezasının 564.000,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, Bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanın müvekkilini tanımadığına, sanık ile katılanın temasa geçmediğine, müvekkilinin olayların içinde bulunduğuna dair delil bulunmadığına, sanığın sadece aracı kullandığına, paranın alınmasında rolü bulunmadığına, sanığın tüm zarardan sorumlu tutulması nedeniyle zararı tazmin imkânının olmadığına, bu yüzden lehe hükümlerden faydalanamadığına, eylemlerin faillere göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın asli fail olarak kabulünün yetersiz gerekçeye dayandırıldığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde katılan …’yı arayarak kendisini İnternet Bilişim Terörle Mücadele Şubesinden polis memuru … … olarak tanıtan … …’in (dosyası tefrik edilen sanık) katılanı banka hesaplarından terör örgütlerine para aktarıldığını söyleyerek korkuttuğu, katılana banka hesaplarınında ne kadar parası olduğunu sorduğu, telefondaki şahsın konuşmalarından polis olduğuna inanan katılanın Şekerbank hesabında 20.000 EURO ve 16.000 USD değerinde döviz hesabı olduğunu söylediği, telefondaki şahsın banka görevlilerinin terör örgütü ile birlikte çalıştıklarını söyleyerek katılandan ilk olarak banka hesaplarında bulunan dövizleri çekmesini istediği, katılanın Şekerbank hesabında bulunan 20.000 EURO ve 16.000 USD değerindeki dövizi çekerek 23.02.2021 tarihinde ikametine gelen hakkındaki hapis cezası kesinleşen …’a teslim ettiği, …’in Şanlıurfa Akçakale’ye dönerek katılandan almış olduğu parayı dosyası tefrik edilen sanık … …’e teslim ettiği, akabinde 25.02.2021 tarihinde katılanın tekrar aynı kişi tarafından aranarak benzer söylemlerle korkutulup ikna edilerek bu kez de elinde bulunan altınları değişik kuyumculara bozdurmasını istediği, katılanın elinde bulunan altınları 187.993,00 TL karşılığında paraya çevirdiği ve aynı gün saat 22:00 sıralarında ikametine gelen inceleme dışı sanık …’e teslim ettiği, sanık …’in … iline Adana’dan inceleme dışı sanık … ve sanık … ile birlikte geldiği, sanıkların Adana’dan …’a geldikleri … plakalı aracın … … isimli şahıs adına kayıtlı olduğu, yapılan araştırma sonucunda aracın bu şahıstan sanık … tarafından kiralandığının tespit edildiği, katılandan parayı alan sanık …’in diğer sanıklar ile buluşarak Adana’ya döndükleri, PTS sorgulamasına göre 26.02.2021 tarihinde Adana’dan Şanlıurfa iline gittikleri, bu şekilde diğer sanıklar ile birlikte hareket eden sanık …’nın 25.02.2021 tarihli dolandırıcılık eyleminin asli faillerinden olduğu iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Katılan … … beyanlarında özetle; 19/02/2021 günü ev telefonunu arayan erkek bir şahsın kendisini polis olarak tanıtıp ismini sorduğunu, şahsın ”bekle komiserime veriyorum” dediğini, başka bir şahsın telefonu aldığını ve kendisini İnternet Bilişim Terörle Mücadele Şubesinden Polis memuru … … olarak tanıttığını, sicil numarasının 984511 olduğunu, teyit etmesi için 155’i arayabileceğini söylediğini, kendisine telefonu kapattırmadan 155’i tuşlattırdığını, telefonu açan şahsın bu ismi teyit ettiğini, böylece telefondaki şahısların polis olduğuna inandığını, telefondaki şahsın yönlendirmesi ile 23/02/2021 günü bankaya giderek hesabında bulunan 20.012,61 EURO ve 16.060,00 USD parasını çekip evine gittiğini, akşam saatlerinde polis olarak bildiği şahsın ikametinin önüne geldiğini, şahsa elinde bulunan siyah poşeti verdiğini, aynı kişinin daha sonra kendisini tekrar aradığını, yine bu şahsın yönlendirmesi ile evde bulunan 6 adet burma bilezik, 60 gram bilezik, 32 gram kolye, 20 adet Ata lira, 7 adet çeyrek altın ve 5 adet yarım altını 23/02/2021 günü yedi ayrı kuyumcuda bozdurduğunu, tüm kuyumculardan aldığı toplam 187.993,00 TL parayı bir poşete koyduğunu, aynı gün akşam yine evine gelen şahsa teslim ettiğini, kendisini arayan şahsın … … olduğunu, sesinden tanıdığını ifade etmiştir.
3.İnceleme dışı sanık … savunmasında; ekonomik durumunun iyi olmadığı bir dönemde daha önceden mahalleden tanıştığı sanık …’in kendisini arayarak seninle bir iş yapacağız, sana bir telefon vereceğiz, telefondaki şahsın yönlendirdiği şekilde bir adamdan para alacaksın, bu iş karşılığında sana 14.000 TL para vereceğiz dediğini, kendisinin de kabul ettiğini, sanıklar … ile …’in beraber beyaz bir araçla geldiğini, …’a giderken aracı dönüşümlü olarak kullandıklarını, sanıkların … otogarında kendisini taksiye bindirdiklerini, bir adres ve tuşlu telefon verdiklerini, bu telefon ile kendisini yönlendireceklerini söylediklerini, kendisini telefon ile arayan şahsın … ve … olmadığını, telefondan telsiz ve anons sesi geldiğini, telefonda kendisine söylenen adrese gittiğini, adreste yaşlı bir kişiden siyah poşet içerisinde para aldığını, petrole giderek …’i aradığını, … ve …’in kendisini buradan aldığını, parayı …’e verdiğini, Adana’ya döndüklerini, …’in kendisine 14.000,00 TL para verdiğini, dolandırıcılık olayına … ve …’in ikna etmesi sonucu karıştığını, bu olayda … ve … haricinde kendisini telefonla yönlendiren diğer şahısları tanımadığını, üzerine atılı suçlamaları bu şekilde kabul ettiğini, pişman olduğunu ifade etmiştir.
4.İnceleme dışı sanık … savunmasında; sanık …’yı müşterisi olması nedeniyle tanıdığını, Şubat ayında sanık …’in yanına gelerek …’a gitmesi gerektiğini söylediğini, ehliyeti olmadığı için …’e yardımcı olmak için teklifi kabul ettiğini, sonra …’in gelip kendisini aldığını, birlikte daha önce tanımadığı ancak daha sonra ismini öğrendiği … isimli şahsı evinden aldıklarını, ilk başta aracı …’in kullandığını, Pozantı ilçesinde çevirme olacağını düşünerek direksiyona kendisinin geçtiğini, …’a kadar aracı dönüşümlü olarak kullandıklarını, …’a geldiklerinde …’i otogar civarında bıraktıklarını, kendilerinin de bir şeyler yemek için petrol istasyonuna gittiklerini, daha sonra tekrar otogar civarına geldiklerini burada … ve …’in telefonda arapça konuştuklarını, telefon görüşmesi sonunda bir petrol istasyonuna doğru gittiklerini, buranın hemen yanında cami olduğunu, …’in cami avlusundan siyah bir poşetle arabaya bindiğini, kendisine bu poşetin ne olduğunu sorduğunu …’in de “alacağım arabanın parası” şeklinde karşılık verdiğini, hep birlikte Ceyhan’a kadar geldiklerini, … ile …’in kendisini dükkanının yanında indirdiklerini, 14.000,00 TL parayı …’e vermediğini, …’in de …’e para verip vermediğini bilmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, sadece ehliyeti olduğu için … ve …’i …’a getirdiğini ifade etmiştir.
5. Sanık … savunmasında özetle; …’ın dayısının oğlu olduğunu, sanıklar … ve …’ın ise arkadaşı olduğunu, olay tarihinde sanık …’in kendisini arayarak …’da bir işi olduğunu söylediğini ve birlikte …’a gitmeyi teklif ettiğini, kendisinin de kabul ederek araç kiraladığını, ancak ehliyeti olmadığı için …’i aradığını, bu şekilde …, … ve kendisinin birlikte …’a gittiklerini, sanık …’i … otogarda bıraktıklarını, bir süre sonra …’in aradığını ve bulunduğu yeri söylediğini, kendilerinin gidip aldığını, sanık …’in caminin avlusundan siyah bir poşet aldığını ve arabaya bindiğini, sanık …’e poşetin içerisinde ne olduğunu sorduklarını, …’in de kendilerine poşetin içerisinde bir emaneti olduğunu söylediğini, kiraladıkları aracın … …’e ait olduğunu, bu aracı aralarında adi sözleşme yaparak kiraladıklarını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, sanık …’e tuşlu telefon vermediğini, …’i Adana’da bıraktıklarında …’in elindeki poşetle araçtan indiğini, … … isimli şahsı tanıdığını, …’la arasının kötü olduğunu bu sebeple aleyhinde beyanda bulunmuş olabileceğini, maddi imkanı olmadığından müştekinin zararını gideremeyeceğini ifade etmiştir.
6. Dosyada mevcut HTS inceleme tutanağına göre; dolandırıcılık olayında kullanılan 0552 (…) (…) 12 numaralı Mohammad T.M. Hıba adına kayıtlı GSM hattının görüşmeleri yaptığı esnada genel olarak Şanlıurfa/ Akçakale’de bulunan baz istasyonundan sinyal verdiği, inceleme dışı sanık … adına kayıtlı 0543 … … 18 numaralı hattın dolandırıcılıkta kullanılan GSM hattı ile şüpheli görüşmeleri olan yine yabancı uyruklu … … adına kayıtlı 0542 (…) (…) 63 numaralı hat ile 25.02.2021 tarihinde görüşmeler yaptığı, … … ve … adına kayıtlı GSM hatlarının Şanlıurfa/Akçakale’de bulunan aynı baz istasyonundan sinyal verdiği, sanık …’in kullandığı hat ile … … adına kayıtlı hat arasında 25.02.2021-28.04.2021 tarihleri arasında 18 adet görüşmenin mevcut olduğu, … … adına kayıtlı hat ile inceleme dışı sanık …’ın kullandığı 0546 (…) (…) 41 numaralı GSM hattı arasında 22.02.2021-02.03.2021 tarihleri arasında 21 adet görüşmenin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
7. 25.02.2021 tarihli dolandırıcılık eyleminde … plakalı aracı kullanan kişinin sanık … olduğuna dair görüntü inceleme ve araştırma tutanağı ve PTS görüntülerinin dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
8. Yargılama sonucunda, Mahkeme ”…’a gelirken kullanılan aracın sanık … tarafından kiralanması, …’in işi için aracın sanık … tarafından kiralanmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi, katılanı 22.02.2021-25.02.2021 tarihleri arasında kendisini polis … … olarak tanıtan aynı kişi tarafından aranması, 23.02.2021 günü suça sürüklenen çocuk …’ın İstanbul’dan gelerek katılandan parayı alıp Şanlıurfa’ya giderek … … ile görüşmesi, katılanın olayın farkına varamadığını anlayan şahsın tekrar katılanı dolandırmaya devam etmesi ve 25.02.2021 günü sanık …’i …’a göndermesi, sanık …’in savunmasında sanık …’in kendisine tuşlu telefon verdiğini beyan etmesi, sanık …’in kiralandığı aracın …’dan ayrıldıktan sonra Adana üzerinden 26.02.2021 tarihinde Şanlıurfa’ya gitmesi ve sanık …’in benzer suçlardan çok sayıda suç kaydının olduğunun görülmesi” gerekçeleriyle sanık …’in atılı suça asli fail olarak iştirak ettiğini kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, ”TCK’nun 158/1,son-1. cümlesi ile adli para cezasının üst sınırının 5000 gün olarak öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-son maddesi gereğince (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı, TCK’nun 158/1 son-1.cümlesi ile öngörülen 5000 gün yasal üst sınırın, ancak suçtan elde edilen menfaatin iki katının bu miktarın üzerinde olması halinde aşılabileceği, somut olayda; elde edilen haksız menfaat tutarına göre zararın 187.993 TL olmakla, suçtan elde edilen menfaatin iki katı göz önüne alındığında gün adli para cezası miktarının 18800 gün olarak belirlenmesi gerektiği, 5000 günün üzerinde olan bu miktarın adli para cezasının üst sınırı olduğu gözetilmeksizin teşdit uygulanmak suretiyle 30.000 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi” nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuş, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, hüküm fıkrasından temel cezanın tayin edilmesine ilişkin B fıkrasının 1. bendinde yer alan “30.000 gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “18800 gün” ibaresi eklenmesi, 158/3 maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkradaki “45.000 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “28.200 gün” ibaresi eklenmek suretiyle, TCK’nın 52/2 maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkradaki “45.000” ibareleri çıkartılarak yerlerine “28.200” ibaresinin yazılması, “900.000 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “564.000,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle,” düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, inceleme dışı sanık …’in oluşa ve dosya kapsamına uygun ikrarı, sanık …’ın da …’a gitmek için sanık …’in kendisini aradığına dair savunması, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında mahkemenin sanık …’nın 25.02.2021 tarihli dolandırıcılık eyleminin asli faillerinden olduğuna dair kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişikliğin ve sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkûmiyetinin, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından tekerrüre esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Verilen Hüküm Yönünden
Sanık … müdafisinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, dava dosyasında mevcut Adana 11. Noterliğince tanzim olunan 23.12.2020 tarihli ve 42891 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 27.01.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Verilen Hüküm Yönünden
Sanık … müdafisinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, dava dosyasında mevcut … 1. Noterliğince tanzim olunan 04.01.2022 tarihli ve 99 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 16.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
C. Sanık … Hakkında Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2430 Esas, 2022/2089 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.