YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5071
KARAR NO : 2023/7905
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/151 Esas, 2016/29 Karar
MAĞDURLAR : …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …
KATILANLAR : …, Hazine
SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap, ikna suretiyle irtikap
HÜKÜMLER : Sanık …’nin, mağdurlar …, …, …, … ve …’e yönelik ikna suretiyle irtikap ve mağdur …’a yönelik icbar suretiyle irtikap; sanık …’nın, mağdurlar … ve …’a yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından ayrı ayrı beraatlerine; sanık …’nin mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve katılan …’e; sanık …’nin ise mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’e yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar … ve … müdafileri, katılan Hazine vekili, O yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden sanıklar …,… müdafiilerinin kendi müvekkilleri hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkûmiyet; O yer Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında, mağdur …’ya yönelik ikna suretiyle irtikap ile mağdur …’e yönelik icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan beraat; katılan Hazine vekilinin ise sanıklar …,… hakkında kurulan tüm beraat hükümleri bakımından temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığın, 02.05.2013 tarihli ve 2013/1228 Soruşturma, 2013/713 Esas, 2013/78 numaralı İddianamesiyle sanıklardan … hakkında 15 kez, …hakkında 9 kez, … hakkında 2 kez ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci fıkrası ayrıca sanık … hakkında 1 kez icbar suretiyle irtikap suçundan aynı Kanun’un 250 nci ve 35 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca ayrı ayrı cezalandırmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılmaları, 63 üncü maddesi uyarınca gözaltında geçirdikleri sürelerin cezalarından mahsubu talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2013/151 Esas, 2016/29 sayılı Kararı ile sanık … hakkında, mağdurlar …, …, …, … ve …’e yönelik ikna suretiyle irtikap ve mağdur …’a yönelik icbar suretiyle irtikap; sanık … hakkında ise mağdurlar … ve …’a yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından açılan kamu davalarında yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine; sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve katılan …’e; sanık …’nin ise mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’e yönelik olarak 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3’er ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Mahkemece sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin eksik inceleme ve araştırmayla usûl ve yasaya aykırı olarak verildiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle anılan hükümleri temyiz etmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Dosyadaki mevcut deliller itibarıyla sanık …’nin, mağdurlardan …’ya yönelik ikna suretiyle irtikap ve … ‘e yönelik teşebbüs aşamasında kalmış icbar suretiyle irtikap suçundan ayrı ayrı cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğundan bahisle anılan hükümleri temyiz etmiştir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hatalı olduğu, soruşturmanın usûlsüz yürütüldüğü, soruşturmanın 4483 sayılı Yasa uyarınca soruşturma iznine tabi olduğu, mahkemece delillerin araştırılmadığı, tanık dinlenilmesi talebinin dikkate alınmadığı, … ve …’a yönelik eylemlerde sanığın mağdurlardan herhangi bir maddi talepte bulunmadığı, mağdur …’ın ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmediği ve bu mağdura yönelik eylem yönünden tanık …’ın beyanın aydınlatıcı olmadığı, mağdur …’e yönelik eylemde muhtar … ‘nın dinlenilmesi gerektiği, mağdur …’a yönelik eylemde mağdurun beyanlarının çelişkili olduğu ve tanık …’ın beyanı da nazara alındığında bu mağdura yönelik suçun işlenmediğinin sabit olduğu, mağdur … ile babası …’un beyanlarının çelişkili olduğu, mağdur …’ın beyanlarının çelişkili olduğu, mağdur …’un 100 TL’yi bahşiş olarak vermiş olabileceğini belirttiği, mağdur … ile tanıkların beyanlarının çelişkiler içerdiği, mağdur …’nin parayı sanığa değil diğer sanık …’ya verdiğinin sabit olduğu, mağdur …’nün sanığa ne kadar para verdiğini dahi hatırlamadığını beyan etmesi karşısında bu mağdurun beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanığın atılı suçları işlememekle birlikte eylemlerinin sübutu halinde ise hatadan faydalanmak suretiyle irtikap veya görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı, bazı mağdurlara yönelik olarak suç tarihleri itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmamasının hatalı olduğu, mağdur sayısınca suç oluşmayacağı ve sanığa zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği, mahkûmiyet için somut delillerin bulunmadığı, Hazine hakkında katılma kararı verilmesinin yerinde olmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerini temyiz etmiştir.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmemesinin hatalı olduğu, HAGB uygulanmama gerekçesinin zararın giderilmemesi olarak gösterildiği, toplam zararın 800,00 Türk lirası olmasına karşın mahkemece sanığa bu zararın giderilip giderilmeyeceğinin sorulmadığı, sanığın atılı suçları işlemediği, nüfus müdürlüğü binasında işlem bedellerinin panoda yazılı olduğunun tanıklar …, … ve …’nin beyanları ile Sarıgöl Kaymakamlığınca düzenlenen denetim raporundan anlaşıldığı, mağdur ve müştekilerin soyut beyanlarından başka sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığı, müşteki …’nin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, müştekinin beyanının …’ün beyanı ile doğru olmadığının ispatlandığı, sanığın yasal miktardan fazla para aldığına dair 10 tane beyan bulunmasına karşın sadece yasal ücreti aldığına dair beyanda bulunanların sayısının 33 olduğu, sanığın eylemlerinin suç olduğu kanaatine varılsa dahi görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ayrıca bir kısım müşteki beyanlarında işlemin tamamlanmasının ardından sanığa para verdiklerini beyan ettikleri, burada suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, eğer eylemin görevi kötüye kullanma suçuna uymadığı kabul edilirse bu durumda hatadan faydalanmak suretiyle irtikap suçunun unsurlarının oluşacağı, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinin de hatalı olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıklardan …’nin Sarıgöl İlçe Nüfus Müdürlüğünde müdür, …ve …’nın ise veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yaptıkları, yasal işlem masrafı olarak 2011 yılında aile cüzdanları için 50,00, nüfus cüzdanları için 5,00 TL, 2012 yılında ise aile cüzdanları için 58,00, nüfus cüzdanları için 5,75 TL ücret belirlendiği, sanıklardan …’nın 2 kez, …’nin 9 kez, …’nin ise 15 kez mağdurlardan yasal işlem ücretlerinin üzerinde para talep ederek bu paraları tahsil etmek suretiyle her bir mağdura yönelik ayrı ayrı ikna suretiyle irtikap; ayrıca sanık …’nin, mağdur …’den 200,00 TL para istediği ancak mağdurun kabul etmemesi üzerine 60,00 TL para verdiği, sanığın da bu parayı iade ettiği, böylece sanık …’nin mağdur …’e yönelik teşebbüs aşamasında kalmış icbar suretiyle irtikap suçunu işlediğinden bahisle sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Mahkemece; sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a; sanık … hakkında ise mağdurlar …, …, …, …, …’e yönelik ikna suretiyle irtikap ve mağdur …’e yönelik icbar suretiyle irtikap suçlarından açılan kamu davalarında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine; sanık … hakkında mağdurlar …, …, …,… ve katılan …’e; sanık … hakkında ise …, …, …,…,…’e yönelik ikna suretiyle irtikap suçlarından mağdurların istikrarlı beyanları, bazı olaylara ilişkin tanık ifadeleri, sanıklarla mağdurlar arasında husumet bulunmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak sanıkların her bir mağdura yönelik olarak ayrı ayrı atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık … Hakkında, Mağdurlar …, …, … İle …’e Yönelik İkna Suretiyle İrtikap Ve Mağdur …’e Yönelik İcbar Suretiyle İrtikap Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hakuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; sanık hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan beraat hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve tüm beraat hükümlerine yönelik katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Hazine vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında, Mağdurlar … Ve …’a Yönelik Olarak İkna Suretiyle İrtikap Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.06.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle; anılan hükümlere yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
C. Sanık … Hakkında, Mağdurlar …, …, … ile katılan …’e; Sanık … Hakkında Mağdurlar …, …, , …, …’a Yönelik Olarak İkna Suretiyle İrtikap Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Ve Sanık … Hakkında Mağdur …’a Yönelik Olarak Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … hakkında mağdurlar …, …, …’a yönelik, sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sarıgöl İlçe Nüfus Müdürü olan sanık …’nin, mağdur …’dan 16.08.2012 tarihinde yapılan nikah işlemleri mukabilinde yasal işlem ücreti olarak 69,50 TL alması gerekirken 170,00 TL talep edip aldığı iddiasıyla açılan kamu davasında mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmişse de; mağdurun savcılıkta alınan ifadesinde, sanığın kendisinden nikah işlemleri masraf bedeli olarak 170,00 TL talep ettiğini, kendisinin de bu parayı verdiğini belirttiği, kovuşturmadaki ifadesinde ise bu paranın 100,00 TL’sinin bahşiş olabileceğini beyan ettiği, sanığın da savunmasında mağdurun nikah işlemleri için 70,00 TL para verdiğini, 100 TL parayı da ayrıca bıraktığını, mağdurun arkasından seslendiğini, bunun üzerine mağdurun kendisine “sen o kadar işimizi yaptın” deyip gittiğini, bu parayı müdürlüğün ihtiyaçlarına harcadığını belirtmesi karşısında; mağdurun aşamalardaki beyanlarının çelişkili olması ve kovuşturmadaki beyanında 100 TL’yi bahşiş olarak sanığa bırakmış olabileceğini belirtmesi, sanığın da yasal işlem ücreti olarak sadece 70,00 TL’yi talep ettiğine dair savunması karşısında, sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Sarıgöl İlçe Nüfus Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan sanık …’nin, mağdur …’den 17.10.2012 tarihinde yapılan nikah işlemleri mukabilinde yasal işlem ücreti olarak 69,50 TL alması gerekirken 100,00 TL talep edip aldığı iddiasıyla açılan kamu davasında mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmişse de; mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında kendisinden talep edilen paranın miktarı konusunda çelişkili beyanlarda bulunması ve paranın daha düşük miktarda ödenmesi hususunda kendisine yardımcı olduğunu beyan etmesi, tanık …’ın bu hususta herhangi bir bilgisinin olmadığını belirtmesi, sanığın aşamalardaki beyanlarında suçlamaları kabul etmemesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli hür türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
3. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle, sanıklardan …hakkında 9 kez, … hakkında ise 15 kez ikna suretiyle irtikap suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açıldığı fakat katılan … ile mağdur …’a yönelik eylemlerin hangi sanık tarafından işlendiği belirtilmediği gibi bu katılan ve mağdura yönelik olarak sanıklar hakkında cezalandırılmaları talebiyle herhangi bir sevk maddesinin de gösterilmediği, buna rağmen mahkemece iddianamede anlatılan eylemlerin dışına çıkılarak katılan …’e yönelik ikna suretiyle irtikap suçunun sanık … tarafından işlendiğinden bahisle sanığın bu suçtan cezalandırılmasına; mağdur …’a yönelik ikna suretiyle irtikap suçunun ise sanık … ile ilişkilendirilerek adı geçen sanığın bu eylemi nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmakla; sanık … hakkında mağdur …’a, sanık … hakkında ise katılan …’e yönelik olarak usûlüne uygun şekilde açılmış kamu davaları bulunmadığı hususu nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
4. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanıklar …ve … hakkında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak cezalar belirlenmesi yerine, sanık …’nin ve …’nin her bir mağdura yönelik olarak ikna suretiyle irtikap suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları,
Açıklanan nedenlerle; sanıklar …ve … müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine, katılan Hazine vekilinin sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yerinde görüldüğünden, sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle verilen beraat ve sanık … hakkında katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası (sanık …’nin, mağdur …’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm dışında) gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.