Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3095 E. 2023/2913 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3095
KARAR NO : 2023/2913
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1602 E., 2021/2688 K.
KARAR : Davalı … vekilinin istinaf talebinin
esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 136 ada 8 parsel yönünden davanın reddine, 136 ada 8 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin yargılama giderine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle dava konusu 136 ada 8 parsel yönünden davanın reddine, 136 ada 8 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 136 ada 8 parsel sayılı 2.249,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 Sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı ve 1 katlı kargir 2 evin 15 yıldan beri … evlatları …, …, …’lerin müştereken kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına; 136 ada 10 parsel sayılı 1.636,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir evin 7 yıldan beri … ve …’ların müştereken kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edildikten sonra, 136 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yarı hissesi 19.04.2016 tarihinde … Belediye Başkanlığına, yarı hissesi de 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca 13.05.2016 tarihinde …’a satılmıştır.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … İlçesi … Mahallesi 136 ada 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların bir kısmında müvekkili olan davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın … Belediyesine devredildiğini, bu sebeple davanın … Belediyesi aleyhine açılması gerektiğini, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın husumet yokluğu nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı … cevap dilekçesinde; taşınmazın proje alanında olması nedeniyle belediyeye devredildiğini, yasa gereği devirden sonra kullanıcı, muhdesat ve sınır değişikliğine ilişkin düzeltme ve değişiklik kararı alınamayacağını, satış işleminden önceki bir tarihte Hazineye husumet yöneltilerek dava açılması gerektiğini bildirerek, davacının davasının husumet yokluğu nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

3. Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın yasal olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 136 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra 02.05.2016 tarihinde açtığı, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağından iş bu parsele ilişkin açılan davanın reddine, 136 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden, tespit tarihi itibariyle 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Harita Mühendisi …’ın 21.08.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide “A” harfi ile gösterilen 104,75 m2’lik kısmının davacının kullanımında olduğu anlaşılmakla bu kısmın davacı …’nin kullanımında olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf kadastro mahkemesinde dava açma süresini kaçırdığından genel mahkemelerde bu davayı açabilmesinin mümkün olmayacağını, davacıların davasını ispatlamasına delil teşkil eden tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, mahalli bilirkişiler ihtiyar heyetinden olup, bölgede seçilen kişiler olduğunu ve seçmenleri olan kişilere yakın olmak için böyle bir beyanda bulunduğunun açık olduğunu, davacıların kadastro tespitinin yanlış yapıldığına ilişkin haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddi gerekirken kabulüne yönelik hükmün bozulmasının yerinde olacağını, huzurdaki davada zorunlu davalı olarak yer aldıklarından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, çekişmeli 136 ada 10 parsel yönünden ret kararı verildiği halde lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün ret kısmının lehlerine vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerektiğini bildirerek kararının kabul kısmının kaldırılarak davanın reddi ile red kısmının lehlerine vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce tespit edilerek tapu kayıtlarına geçirilen kullanıcı kaydına uygun olarak, idarece, 6292 sayılı Kanun gereği dava konusu taşınmazın hak sahibine satışının gerçekleştirildiğini, herhangi bir kabul manasına gelmemek üzere bir an için hak sahipliği tespitinin hatalı olduğu varsayılsa bile, idarece gerçekleştirilmeyen ve esasen idarenin sorumluluğunda da olmayan hatalı hak sahipliği kullanıcı tespiti işlemi yüzünden idarenin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, bu sebeple kararın 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazla ilgili açmış olduğu kısmı için de reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararın kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın müvekkil idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile bağlı inceleme sonucu; tanık anlatımları ve dosya kapsamı ile davaya konu edilen 136 ada 8 parsel ile ilgili 104,75 m2 alanlı, tel çit ile çevrili kısmın, tespit tarihi itibariyle kullanıcısının davacı olduğunun belirlenmiş olmasına, ret kararı verilen 10 parselin ise dava tarihi itibarıyla davalı … Belediyesi adına kayıtlı olmasına göre, yerel mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca Hazine vekilinin yargılama gideri ve 136 ada 10 parsel yönünden vekalet ücretine ilişkin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde, Hazinenin 10 parselde malik olmadığı, dava tarihi itibarıyla … Belediyesinin malik olduğu, Hazinenin 8 parselin maliki olduğu, bu nedenle 10 parsel yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki, bu tür davalarda Hazine yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri yüklenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin yargılama giderine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davacının 136 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddine,136 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının kabulü ile taşınmazın beyanlar hanesindeki “iş bu taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı ve l katlı kargir 2 ev 15 yıldan beri … evlatları …, …, …’in müştereken kullanımındadır” şerhinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine “iş bu taşınmazın krokisinde A harfi ile gösterilen 104.75 m2’lik kısmı 10 yıldan beri … oğlu …’nin; kalan 2.145.04 m2’lik kısmı üzerinde bulunan taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı ve l katlı kargir 2 ev 15 yıldan beri … evlatları …, …, … lerin müştereken kullanımındadır” şerhi verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 Sayılı Kanun) 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (5831 Sayılı Kanun) 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 Sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4üncü maddesi, 6831 Sayılı Kanun’un 2/B maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalı … Belediyesinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.