YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15105
KARAR NO : 2012/47601
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre söz konusu hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Hükmün gerekçesinde sanığın cezasının ertelendiği belirtilmiş ve hüküm fıkrasının bir bölümünde “TCK’nın 51/7-8.maddesi uyarınca kasıtlı bir suç işlemediği ve iyi halli geçirmesi halinde cezasının infaz edilmiş sayılacağı” açıklanmış ise de, hüküm kısmında 5237 Sayılı TCK’nın 62.maddesi uyarınca hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapılıp sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin ve hükmün bu kısmında hapis cezasının ertelendiğine ilişkin bir cümlenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişkiler oluşturarak yazılı biçimde karar verilmek suretiyle infazda karışıklığa yol açılması,
2-Hükmün gerekçesinde kısa süreli hapis cezasının ertelendiği belirtildiği halde, kararın 1- hüküm kısmında, sanık hakkında, 5237 Sayılı TCK’nın 53/4.maddesi uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Hükmün gerekçesinde sanığın, yakınana … askı ile vurduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında sanığın eylemini bıçakla gerçekleştirdiği belirtilerek hükmün karıştırılması,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre yakınanın kasten yaralama suçundan … maddi bir zararının belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “müştekinin şikâyetçi olup zararını gidermesini istemediği” biçimindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.