Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7895 E. 2023/6902 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7895
KARAR NO : 2023/6902
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/590 Esas, 2016/367 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2015 tarihli ve 2013/1308 Soruşturma, 2015/3521 Esas, 2015/2934 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/367 sayılı Kararı ile sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık … hakkında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ün temyiz istemi; hükmün gerekçesiz olduğuna, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve dava konusu evin katılana değil eşine tahsis edildiğine ilişkindir.
2.Sanık …’nin temyiz istemi; dava konusu evi katılanın elinden alma gibi bir iradeleri olmadığına, menfaat elde etmediklerine, köye gelir sağladıklarına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’e UMCOR Türkiye tarafından 46 nolu meskenin tahsis edildiği, katılanın 2012 yılında Gebze’ye taşındığı, akabinde UMCOR ile Valilik arasındaki sözleşmeye aykırı olarak, olay tarihinde köy ihtiyar heyeti üyesi olan inceleme dışı sanıklarla birlikte sanık … ve köy muhtarı sanık … tarafından 17.09.2012 tarihinde oy birliğiyle karar alınarak 46 nolu meskenin terk edilmesi nedeniyle meskenin mülkiyetinin köy tüzel kişiliğine aktarılması ile ihtiyaç sahibi başka bir aileye verilmesine karar verildiği, bu suretle sanıkların sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak görev sınırlarını aşarak atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149-163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesi zorunlu olduğu halde bu hususun karar yerinde hiç tartışılmaması,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/858 Esas, 2013/194 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın kesinleşme tarihinin 26.03.2013, incelenen dosyadaki suç tarihinin ise 17.09.2012 olduğu ve denetim süresinin henüz başlamadığı gözetilmeden gereğinin takdiri için mahkemesine ihbarda bulunulmasına hükmolunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/367 sayılı Kararında, sanık … hakkında kurulan hükme yönelik olarak sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/367 sayılı Kararında, sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.