YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12061
KARAR NO : 2006/14617
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2001 … ve 8294-9162 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Mahallesi 145 ada 8 parsel hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun taşınmazın hukuki durumunu ve orman olup olmadığını açıklamaya yeterli olmadığı, dosya içeriğinden yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, öncelikle bu konu açıklığa kavuşturularak daha sonra yöntemine uygun orman araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 26.03.2006 tarihli krokide (A) işaretli (13706.98 m2) taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davacı Abdülbaki Tuncer hakkında verilen ilk kararı temyiz etmediğinden ve karar kesinleştiğinden bu davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve eski tarihli resmi belgelerin uygulanması sonucu çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman sayılan yerlerden, (B) bölümünün ise, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek (A) bölümünün kadastro tespitinin iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Kadastro Mahkemesinin düzenli sicil oluşturma görevi bulunduğu halde, çekişmeli taşınmazın (B) bölümü hakkında hüküm oluşturmaması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, 27.03.2006 tarihli hüküm fıkrasında 1. paragraftan sonra gelmek üzere, “çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 14178 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi meşelik niteliği ile Hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.