YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10782
KARAR NO : 2023/18588
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; suçlamayı kısmen kabul ettiğine, ancak; tamamını kabul etmiş gibi işlem yapıldığını, haberde sadece N.Z.’den bahsedildiğine, diğer katılanlardan bahsedilmediğine ve hakaret etmediğine, arttırım yapılmaması gerektiğine, şikayetçi olmayanların olduğu bu hususun dikkate alınmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığına, kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü şüphelinin … sosyal paylaşım sitesi üzerinden “…Abi …’nin … vekilleri şerefsiz…” şeklinde hakaret içeren söz söylediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden;
Tüm dosya kapsamı, paylaşımın yapıldığı ekran görüntüsü, sanık ikrarı, katılanların beyanları, suçun şikayete tabi olmadığı, sanığın hakaret eylemini, katılanlara ve müşteki,mağdurlara karşı aynı suç işleme kararı kapsamında tek fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve sanığın adli sicil kaydı olduğu göz önünde bulundurularak, yasal koşulları oluşmadığından,5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde ve mahkûmiyet kararı verilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın … isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden hakaret suçunu işlediği şeklinde iddia olunan olayda, hakaret içerikli sözlerin, bireysel mesaj olarak gönderilmesi durumunda aleniyet unsurunun oluşmayacağı hususu da gözetilerek, iddiaya konu mesajın başkalarının da görebileceği şekilde gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi ve buna göre aleniyet ögesinin nasıl oluştuğunun tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
2. Hakaret, suçunun aleni olarak işlenmediğinin kabulü halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.