Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4253 E. 2023/2318 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4253
KARAR NO : 2023/2318
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (genel mahkemeden aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … ve davalı …’ın mirasçısı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … İli … İlçesi … köyü çalışma alanında bulunan 117, 149, 154 ve 281 parsel sayılı sırasıyla 7.250,00; 18.500,00; 9.500,00 ve 4.125,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde, …’a husumet yöneltmek sureti ile mevki ve sınırlarını bildirdiği taşınmazların müşterek murisleri … ve …’dan intikal ettiğini, buna karşın davalının miras payına müdahale ettiğini ileri sürerek davalının vaki hisseye müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.

3. Müdahil davacı … müdahale dilekçesinde, çekişmeli 117, 149 ve 281 parsel sayılı taşınmazların 1980 yılında … tarafından kendisine satıldığını ileri sürerek taşınmazların adına tescilini istemiştir.

4. Müdahil davacı … … ve … müdahale dilekçelerinde, çekişmeli taşınmazlarda kendilerinin de hissedar olduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır.

5. Müdahil davacı … müdahale dilekçesinde, çekişmeli taşınmazlara yönelik olarak taşınmazlarda kendisinin de hissedar olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek murisler … ve …’dan intikal ettiğine dair tapu kaydı olmadığı gibi, taşınmazlarda davalının zilyet olup, davacının hakkının bulunmadığını, taşınmazların müşterek murislerden kaldığı kabul edilse dahi taşınmazların taksim edildiğini ve herkesin kendisine düşen yeri zilyetliğinde bulundurduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.03.1978 tarihli ve 1975/293 Esas, 1978/28 Karar sayılı kararı ile kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazlara yönelik kadastro tutanağı düzenlendiğinden davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine karar verilerek dava dosyası Tapulama Mahkemesine aktarılmıştır.

2. Ayrı yürüyen yargılama sonucunda … Tapulama Mahkemesi’nin 05.02.1982 tarihli ve 1978/72 Esas, 1982/3 Karar, 05.02.1982 tarihli ve 1978/70 Esas, 1982/6 Karar, 05.02.1982 tarihli ve 1978/67 Esas, 1982/5 Karar sayılı kararı ile sırası ile 117, 149 ve 281 parsel sayılı taşınmazların tarafların müşterek miras bırakanı Hüseyin oğlu Mehmet’e ait … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1980/75 Esas, 1981/37 Karar sayılı ilamında ismi geçen kişiler adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (7.) Hukuk Dairesinin 20.06.1983 tarihli ve 1983/10936 Esas, 1983/10145 Karar (117 parsel) sayılı, 20.06.1983 tarihli ve 1983/10939 Esas, 1983/10143 Karar (149 parsel) sayılı ve 20.06.1983 tarihli ve 1983/10941 Esas, 1983/10141 Karar sayılı kararlarıyla, sırasıyla 117, 149 ve 281 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazların tarafların müşterek miras bırakanı Mehmet’ten kalıp kalmadığı hususunda toplandığı, öte yandan davacı tarafın tapu kaydına dayanmış olup, nizalı taşınmazın tapu kaydının kapsamında kaldığını belirtilen bilirkişi beyanının inandırıcı gerekçelere dayanmadığı, bu kapsamda komşu parsel tutanak ve dayanaklarının celbedilmesi sureti ile nizalı taşınmaz yönünü ne gösterdiği üzerinde durulmadığı, dolayısı ile verilen kararın bu yönüyle isabetsiz olduğu gibi kabule göre de her bir mirasçının adının ve paylarının hüküm yerinde gösterilmemesinin de isabetsiz olduğuna değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazlarda davalı … murisi … yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davacı ve müdahil davacıların davasının reddine, çekişmeli taşınmazların … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … ve davalı …’ın mirasçısı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … ve davalı …’ın mirasçısı … temyiz dilekçesinde, davacı … mirasçısı olduğu halde yargılama sırasında kendisine her hangi bir tebligat yapılmadığını, tarafların müşterek miras bırakanı …’ın davanın tarafları dışında da mirasçıları olup, karar başlığında bu kişilerin gösterilmediğini, yine kendisinin de mirasçı olup, karar içeriğinde kendisinden söz edilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlarda temyiz eden …’ın hak sahibi olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı … ve davalı …’ın mirasçısı …’ın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 3402 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Bu kapsamda hüküm yerinde çekişmeli taşınmazların … adına tesciline karar verildikten sonra bu kişinin ölü olduğu belirtilerek mirasçıları ve pay oranları gösterilmek sureti ile tescil hükmü kurulmuş ise de, muris …’a ait nüfus kayıtlarının incelenmesinde, hüküm yerinde gösterilen mirasçıları dışında oğlu … kızı …’ın da mirasçısı olduğu anlaşılmakta olup, bu kişiye de pay verilmesi gerektiği gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (V.C.3.1.) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı … ve davalı …’ın mirasçısı …’ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı … ve davalı …’ın mirasçısı …’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.