Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/12829 E. 2023/464 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12829
KARAR NO : 2023/464
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1823 E., 2018/2446 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/1823 Esas, 2018/2446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasındaki “3713 sayılı TMK’nun 7/1 maddesi delaletiyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, müvekkilin silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasına ilişkin dosya kanıtının etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan tanık beyanları olduğu, bu beyanların doğru olduğu varsayımında bile müvekkilin en geç 2012 yılından sonra yapı içerisinde bulunmadığının anlaşılacağı, müvekkilin alt mütevelli heyeti içerisinde yer aldığının ispatlanmadığı, 2012 yılına kadar bir katılımı söz konusu olsa bile suç teşkil eden hiç bir eyleminin olmadığı, sendika ve derneklerin yasalar çerçevesinde kurulan sivil toplum kuruluşu olduğu, bu nedenle buralara üye olmanın suç olmadığı, sendikanın ve derneğin Fetö’ye ait olmasının müvekkil yönünden sonucu değiştirmeyeceği, müvekkilde örgüt üyesi olma kastının olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, sanık savunmaları, toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre;
Sanığın milli eğitim okul müdür yardımcıları sohbet grubunda sohbet toplantılarına katıldığı, alt mütevelli heyetinde yer aldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün illegal faaliyetlerini legal hale getirmek, örgüte maddi kaynak ve eleman temin etmek maksadıyla kullandığı kuruluşlardan olan … Eğitimciler Sendikasına ve … Eğitimciler Derneğine üye olduğu, 2014 yılı ekim ayında sendikaya üye olduğu ve 2016 yılı şubat ayına kadar sendika üyeliğini devam ettirdiği, derneğin de 2015 yılında Genel Kurul kararı ile fesih olduğu, FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün bir kısım dernekleri tedbir amacıyla fesih ettirdiği, her ne kadar sanık Bank …’da bulunan hesabındaki parasının önemli bir bölümünü Ziraat Bankası hesabına aktarmış ise de; bir kısmını da, annesi M.. A..’nın aynı şubedeki Bank … hesabına aktardığı, sanığın Bank … hesabını aktif olarak kullanmaya devam ettiği ve para yatırma, katılım hesabı açma işlemlerini devam ettirdiği anlaşılmakla, sanığın 2013 yılından sonra örgütle bağını koparmadığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri 2. Ceza Dairesinin 2017/2731 Esas 2017/2906 Karar sayılı kararında örgüt mütevellileri ile ilgili olarak “mütevelli toplantılarının örgüt jargonunda dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda olup örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespit ederek örgüte kazandırmaya çalışan, örgüt içerisinde özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış, örgütün gerçek amacına vakıf, bu amaç doğrultusunda kendilerine sorumluluklar yüklenmiş kişilerin oluşturduğu topluluğa dahil olan kimseler olduğu”nun belirtildiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sanık hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 inci maddesinin atfıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 314/1 inci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü yönetme suçu ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da, terör örgütü yöneticiliği, örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etme, emir ve direktif verme, örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirdiğinden dosya kapsamında bulunan tüm deliller dikkate alındığında sanığın örgüt içinde inisiyatif alma ve karar verme gücüne sahip olmadığı anlaşılmakla sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü yönetme suçunu oluşturmadığı kanaatine varıldığı,
Sanığın yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan eylemleri ile örgütün Milli Eğitim mütevelli heyetinde yer alarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK’nın 7/1 inci maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılarak atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın Bank … nezdindeki 2014 yılı öncesi dahil olmak üzere tüm hesap hareketleri getirtilip incelenerek bu konuda bilirkişi raporu da alınıp, örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma ve mevduat artışı gibi mutad dışına çıkan hesap hareketi bulunup bulunmadığının tespitinden sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Dosyada mevcut tanık beyanlarının 2012 yılı ve öncesine ait olduğu değerlendirildiğinde, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (b) ve (c) bentlerinden de açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/1823 Esas, 2018/2446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.