Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5702 E. 2023/5215 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5702
KARAR NO : 2023/5215
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1340 E., 2023/565 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/169 E., 2021/56 K.

Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili müvekkilinin emeklilik işlemleri için davalı kuruma başvurduğunu ancak kurumca yaş şartını yerine getirmediği, işe giriş tarihinden sonra yaş tashihi bulunduğu, doğum tarihinin 16.07.1977 olarak dikkate alındığı gerekçeleri ile talebinin red edildiğini, ancak müvekkilinin yaş tashihinin maddi hataya dayalı olarak yapıldığını, doğum belgesine göre doğum tarihinin 16.07.1973 tarihi olduğunu, 1990 yılında Türkiyeye göç ettiğinde doğum kaydı yerine geçmek üzere muhacir kağıdı verildiğini, bu belgede doğum tarihinin sehven 16.07.1977 olarak yazıldığını, bu tarihin Türkiye Cumhuriyeti Nüfus kayıtlarına geçirildiğini, kurumca doğum tarihinin 16.07.1973 olarak dikkate alınması gerektiğini belirterek davalı kurumun davacının emeklilik yaş kriterini taşımadığına yönelik işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin Bulgaristan göçmeni olup, Bulgaristan’ın Kırcali bölgesinde 16.07.1973 tarihinde dünyaya geldiğini, Bulgaristan Cumhuriyeti tarafından düzenlenen doğum belgesinde müvekkilin doğum tarihinin 1973 olduğunu, dosyada mevcut Apostilli Doğum Belgesinde de doğum tarihinin 1973 olduğu açıkça görüldüğünü, müvekkilinin 1990 yılında ailesi ile birlikte Türkiye’ye göç etmekle, kendilerine T.C. Tarım Orman Ve Köy İşleri Bakanlığı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından geçici doğum kağıdı yerine geçmek üzere Muhacir Kağıdı verildiğini, Muhacir Kağıdına ilgili evrakı tanzim eden memur tarafından sehven 16.07.1977 olarak yazıldığını, bu yanlışlığın düzeltilmesi için açılan dava neticesinde, Bağcılar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/350 Esas, 2003/1013 Karar sayılı 08.05.2003 tarihli kararı ile davanın kabulü ile müvekkilinin 1977 olan doğum tarihinin iptali ile 1973 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, her ne kadar, mahkeme kararında maddi hatanın düzeltilmesinden bahsedilmese de, aslında açılan dava klasik bir yaş tashihi davası olmayıp, maddi hatanın düzeltilmesinden kaynaklı bir dava olduğunu, gerekçeli kararın yanlış, eksik yazılmış olmasının müvekkilinin hatası olmadığını, müvekkil tarafından doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin açılan davada dava dilekçesinde de bu durumun açıkça dile getirildiğini, dosyaya sunulan evrakların incelenerek müvekkilinin asıl doğum tarihini gösteren belgelerle birlikte değerlendirilerek davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” …İncelemede, her ne kadar davacının yaşı mahkeme kararı ile işe giriş tarihinden sonra düzeltilmiş ise de, davacının dosyada mevcut Bulgaristan Cumhuriyeti tarafından düzenlenen doğum belgesinde 16.07.1973 olarak belirtildiği, Türkiye’ye göç ettiğinde doğum kaydı yerine geçmek üzere muhacir kağıdı verildiği, bu belgede doğum tarihinin sehven 16.07.1977 olarak yazıldığının belirgin olduğu, nüfus kaydındaki tarihin maddi hata sonucu olduğu, her ne kadar yaş tashihi kararında doğum belgesinden bahsedilmemiş ise de bunun davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, aylık tahsis talebinde davacının 16.07.1973 doğumlu olduğu kabul edilerek, 21.07.2020 tahsis tarihinde ( 47 yaş+ 20 yıl+ 5450 prim ödeme gün sayısının) yasal koşullar mevcut olduğundan 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulüne karar verilmesi gerekirken doğum tarihinin 16.07.1977 olduğu kabul edilerek yaşlılık aylığı talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir…” gerekçesi ile, “…Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile … 3. İş Mahkemesi’nin 18.03.2021 tarihli, 2020/169 Esas – 2021/56 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Davanın kabulüne, davacının 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,…” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın bozulması talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kayıt tashihi davası ile düzeltilen doğum tarihine göre yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesi, aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B (h) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.