Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/13221 E. 2023/7316 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13221
KARAR NO : 2023/7316
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/598 Esas, 2021/795 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2021 tarihli ve 2020/143 Esas, 2021/59 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
B) Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 22/04/2021 tarihli ve 2021/598 Esas, 2021/795 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. vekili Avukat …’ın 23/03/2018 tarihli dilekçesi ile şikayeti üzerine, İstanbul Barosunda kayıtlı Avukat … hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/01/2019 tarihli fezlekeye bağlı dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından incelenmesi neticesinde 20/05/2019 tarihli ”Olur” ile soruşturma izni verilmesine yer olmadığı şeklinde işlem tesis edilmiştir.
2.Bu işleme karşı şikayetçi …’nun süresi içinde açtığı iptal davası üzerine, Ankara 23. İdare Mahkemesinin 2019/1149 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda 18/12/2019 tarihli ve 2019/3140 sayılı Kararı ile dava konusu idari işlemin iptaline karar verilmiştir.
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddesi uyarınca idari işlemin iptaline ilişkin yargı kararı gereğince işlem tesis edilmesi zorunlu olduğundan İstanbul Barosunda kayıtlı Sima Baktaş hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılmak üzere 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince soruşturma izni verilmesi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 17/02/2020 tarihli ”Olur” ile düşünülmüştür.
4.17/02/2020 tarihli ”Olur” gereğince düzenlenen fezlekeye bağlı soruşturma dosyasının Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından incelenmesi neticesinde 04/06/2020 tarihli ”Olur” ile İstanbul Barosunda kayıtlı Avukat Sima Baktaş hakkında kovuşturma izni verilmesinin uygun olacağı kanaat ve sonucuna varılmış ve kovuşturma yapılması gerekli görüldüğünden, iddianame düzenlenerek birlikte Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine verilmek üzere soruşturmaya ait dosya 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesi uyarınca O yer Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
5.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bila tarihli ve 2020/25704 Soruşturma, 2020/5993 Esas, 2020/1558 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
6.Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/09/2020 tarihli ve 2020/178 Esas, 2020/279 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın … Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
7…. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02/02/2021 tarihli ve 2020/143 Esas, 2021/59 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
8.Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22/04/2021 tarihli ve 2021/598 Esas, 2021/795 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
9.Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin, 30/09/2021 tarihli ve 2020/1264 Esas, 2021/1058 sayılı Kararı ile Ankara 23. İdare Mahkemesinin 18/12/2019 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2019/3140 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin 17/05/2021 havale tarihli temyiz dilekçesi; yerel mahkeme ve BAM kararlarının usul ve yasaya aykırı olup, mahkemenin olayın nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğine dair tespitinin yanlış ve geçersiz olduğuna, sanık ve annesinin, müvekkili hakkında sürekli ve aynı konular hakkında suç duyurusunda bulunarak, özellikle sanık avukatın avukatlık hak ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediğine, beraat kararının hak ve adalet ilkesine aykırı olduğuna, istinaf mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın bozulmasına, incelemenin duruşmalı yapılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … hakkında vekili bulunduğu dosyada şikayetçi …’ya yönelik olarak aynı şikayet konusu ile ilgili verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara rağmen aynı iddialarla suç duyurusunda bulunduğundan ve bu suretle şikayetçinin mağduriyetine sebep olduğundan bahisle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Temyizin kapsamına göre;
A) İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yaptığı, … nüfusuna kayıtlı olduğu, annesi …’ın katılan … ile kuzen oldukları, dava dışı …’nun ise katılanın halası olduğu, taraflar arasında … ilinde bulunan birtakım taşınmazların hukuka aykırı yollarla elde edilmesi dolayısıyla çeşitli davalar bulunduğu, ceza hukukunu ilgilendiren ilk şikayetin katılanın halası … tarafından yapıldığı ve bu şikayetle ilgili olarak verilen 17/02/2012 tarihli ve 2012/2901 Karar numaralı takipsizlik kararının bahse konu şikayetin hukuk mahkemeleri nezdinde çözülmesi gerektiğinden bahisle verildiği, sanığın avukatlık mesleğinin icrası kapsamında kendisinin yaptığı ilk, konuyla ilgili ikinci şikayetle ilgili olarak verilen 04/11/2015 tarihli ve 2015/10850 Karar numaralı takipsizlik kararının da benzer gerekçeyle verildiği, son şikayetin sanığın ”akrabası olan şüpheli…’nın müvekkilini okuma yazma bilmediği için kandırarak vekalet aldığı ve bu vekalet ile müvekkiline ait tarlaları ve gayrimenkulleri kendi üzerine geçirdiği” ile ilgili olarak yapıldığı ancak 05/02/2019 tarihli ve 2019/1874 karar numaralı takipsizlik kararı ile mükerrer soruşturma nedeniyle bahse konu soruşturmanın kapatıldığı fakat bahse konu şikayetin veraset ilamı nedeniyle yapılmış olması dolayısıyla … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/06/2019 tarihli ve 2019/1639 D. iş sayılı Kararı ile takipsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, katılanın halen 2019/10997 soruşturma numarası üzerinden soruşturmasının devam ettiği,
Katılan … ve vekilinin kovuşturma aşamasındaki beyanlarında özetle; polislerin geldiğini, katılanın 10 yaşındaki kızının kapıyı açması nedeniyle moralinin bozulduğunu, tehdit aldığını, aleyhe açılan davaların hepsinin lehe sonuçlandığını, sürekli aynı davaların açılmasından dolayı huzur ve sükununun bozulduğunu beyan ettikleri,
Bu suç açısından salt normu ihlal eden maddi unsurun varlığının yetmediği, davranışın kişilerin mağduriyeti ile sonuçlanmış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlanmış olması gerektiği, mağduriyetin maddi olabileceği gibi manevi de olabileceği,
Sanığın hali hazırda katılan yönünden derdest bulunan soruşturmaya konu isnat ve iddialar hakkında suç duyurusunda bulunmasının görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, ceza yargılaması açısından maddi vakıa değiştikçe şikayetinde değişiklik gösterebileceği, önceden yaptığı şikayet takipsizlik kararı ile sonuçlanmasına rağmen yeni bir olay (sahte veraset ilamı iddiası) dolayısıyla şikayette bulunan avukatın eyleminin suç olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar katılan huzurunun bozulduğunu beyan etmiş ise de şikayet hakkı kapsamında ceza yargılamasına katılan kişilerin yaptığı her işlemin mağduriyet kavramına dahil edilemeyeceği, sanığın üzerine atılı bulunan suçun yasal unsurları gerçekleşmediğinden bu bağlamda atılı eylemin kanunda suç olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verildiği,
B) Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan … vekili Avukat …’ın 23/03/2018 tarihli dilekçesi ile şikayeti üzerine, İstanbul Barosunda kayıtlı Avukat … hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/01/2019 tarihli fezlekeye bağlı dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından incelenmesi neticesinde 20/05/2019 tarihli ”Olur” ile soruşturma izni verilmesine yer olmadığı şeklinde işlem tesis edildiği, bu işleme karşı …’nun süresi içinde açtığı iptal davası üzerine, Ankara 23. İdare Mahkemesinin 2019/1149 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda 18/12/2019 tarihli ve 2019/3140 sayılı Kararı ile dava konusu idari işlemin iptaline karar verildiği, İdare Mahkemesinin kararına karşı Adalet Bakanlığının istinaf başvurusunda bulunduğu ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin, 30/09/2021 tarihli ve 2020/1264 Esas, 2021/1058 sayılı Kararı ile Ankara 23. İdare Mahkemesinin 18/12/2019 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2019/3140 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu itibarla sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak hakkında soruşturma izni verilmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22/04/2021 tarihli ve 2021/598 Esas, 2021/795 sayılı Kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükmün aynı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.06.2023 tarihinde karar verildi.