Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/23587 E. 2012/45136 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23587
KARAR NO : 2012/45136
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2011 tarih, 40-211 sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 03.07.2012 gün, 18484-18038 sayılı ilam ile “adli sicil kaydında yer alan sabıkalarının karar ve kesinleşme tarihleri dosyamızın suç tarihinden sonraki döneme ait olan ve suç tarihi itibari ile sabıkası bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken 5237 sayılı TCK.nun 51/1. maddesinin (b) bendinde belirtilen suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmaması hususunun değerlendirilmesi gerekirken, kasıtlı suçtan sabıkaları olan sanığın suç işlemekten çekineceğine dair mahkemede kanaat oluşmadığından…. şeklindeki yasal ve yeterli olmayan nedenlen ile cezanın ertelenmemiş” olması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2012 gün, 2011/357558 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yasanın 99. maddesi ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca yapılan incelemede;
Sanık …’ın Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2011 tarih , 40-211 sayılı kararı ile eylemine uyan hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 31/3, 62/1. maddeleri ile 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip , hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın 18 yaşından küçük olması nazara alınıp 5237 sayılı TCK.nun 50/3. maddesindeki zorunluluk nedeni ile aynı yasanın 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmiş olduğu , 5237 sayılı TCK.nun 51.maddesi uyarınca ancak hapis cezalarının ertelenmesinin olanaklı olup, aynı Yasanın 50/1-a. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilen cezaların ertelenme olanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının buna ilişkin itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 03.07.2012 gün 18484-18038 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Esas hakkında bir karar verilmeden önce, zamanaşımının dolup dolmadığı hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekliliği karşısında,
Suç tarihinde 15-18 yaş gurubunda bulunan sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 55/3.maddelerinde tanımlanan muhkem eşyayı kırarak hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/3, 104/2.maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 08.07.2004 gününden inceleme tarihine kadar aynı Yasanan 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 06/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.