Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/6940 E. 2010/3125 K. 28.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6940
KARAR NO : 2010/3125
KARAR TARİHİ : 28.04.2010

…’i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/01/2009 gün ve 411/12 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanığın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Katılanların sanık … hakkında açılan 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekillerinin bu suça yönelik temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanık …’ye ait sabıka kaydında yer alan ilamların getirtilerek tekerrüre esas olup olmadığının incelenmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Oluşa,dosya içeriğine ve mahkemenin gerekçesine göre; olay günü gece saat 22:00-23:00 sıralarında sanık … ve tanık …’ın parkta oturdukları sırada sanık … ile aralarında çıkan tartışmada sanık …’nin …’yü dövdüğü,olay yerinden ayrılan …’nün yolda karşılaştığı amcası olan mağdur …’e olayı anlattığı, bu sırada sanık … ve …’ın geldiğini gören …’in, sanık … ile kavga ederek sanık … ile birlikte evlerine gidip kapıları kilitledikleri, sanık … ve …’ın yanlarına sonradan gelen maktul …’de olduğu halde mağdur …’in evine gittikleri, …’ın evin camlarına taş atarak kırdığı, sanık … ve …’in evin kapısını zorlayarak içeri girip evde bulunan sanık … ve yanındakilere saldırdıkları, sanık …’nün, evin bir başka odasında bulunan ruhsatsız tabancasını alarak maktulün hayati bölgelerini hedef alıp 4 kez ateş ederek öldürdüğü olayda; sanık … ve yanındakilerin basit şekilde yaralandığı,sanık ve yanındakilerde bıçak yarası bulunmadığı, bıçağın elde edilmediği ve maktulde bıçak olduğunun tarafsız tanıklarca doğrulanmadığı, sanığın darp edilmesi ve konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi nedeniyle haksız tahrik altında kasten adam öldürme suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
4-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nün kasten insan öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık …’nin konut dokunulmazlığını ihlal suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde, suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmada yasal savunmaya vesaireye, sanık … müdafiinin teşdiden ceza verilmesine vesaireye, katılanlar vekilinin eksik incelemeye, tahrik olmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
A)Sanık … hakkında kasten insan öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA)
B)Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden;
a)Sanık … hakkındaki konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşmaya tabi olduğu ve sanık …’nin uzlaşmayı kabul ettiği halde suçun mağduru olan ev sahibinden sorularak değerlendirilme yapılması gerekirken ölenin akrabaları olan katılanların uzlaşmayı kabul etmediklerinden bahisle sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması,
b)Kabule göre de;
TCK.nun 116/4. maddesi uyarınca cezalandırılan sanık … hakkında TCK.nun 53. maddesinde yazılı güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre tahliye talebinin reddine, 28/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
28/04/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’nun yokluğunda 29/04/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.