YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11155
KARAR NO : 2012/47709
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında karşılıksız yararlanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Gerekçeli kararda kanun yoluna başvurulabilecek mercii ve şekillerinin eksik gösterilmesi, yasa yoluna başvuru süresinin yanıltıcı olmasının, sanıklar müdafileri tarafından yasal süre içerisinde mahkemesine temyiz dilekçesi verilerek doğru şekil ile merciine başvurunun yapılmış olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sosyal inceleme raporu yanında 23.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/4. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocukların, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin belirlenebilmesi amacıyla adlî tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde uzman hekimden suç ve suç tarihini de içerecek şekilde rapor alınması gerektiği halde, yetersiz doktor raporu ile yetinilerek sanıkların hükümlülüklerine karar verilmesi,
2- Mağdurun belgeye dayalı bir zararı bulunmadığı gibi, manevi zararların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi sırasında nazara alınamayacağı gözetildiğinde; yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilmekle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi uyarınca cezalarında indirim yapılan ve suçtan sonra pişmanlık gösterdikleri kabul edilmekle cezaları ertelenen sanıklar hakkında, adli sicil kayıtlarında görülen önceden aldıkları hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasal engel teşkil etmediği nazara alınmadan “kasıtlı suçtan sabıkalı olduklarından” bahisle sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.