Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5483 E. 2023/5571 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5483
KARAR NO : 2023/5571
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1139 E., 2023/294 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/155 E., 2021/62 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas ücretin tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı işverenliğe ait işyerlerinde 02.01.2001-29.12.2006 tarihleri arasında sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili; davacının 29.12.2006-13.09.2011 tarihleri arasında davalı şirket Altınyaldız Plastik San.ve Tic Ltd. Şti. nezdinde çalıştığını, çalıştığı dönemin tamamının bildirilip, primlerinin yatırıldığını, davacının şirket nezdine başkaca bir çalışmasının bulunmadığını, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesine göre davacının davayı süresinde açmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, işten ayrılan işçinin, işten ayrıldığı yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde, bildirilmeyen sigorta primleri için dava açmak zorunda olduğunu, davacının Aras Gıda San. ve Tic. Ltd .Şti.’nin çalışanı olduğunu, bu durumun davacıya ait iş yeri kayıtlarında net olarak göründüğünü, her iki şirketin tüzel kişiliklerinin ayrı olduğunu, yönetim şekillerinin farklı olduğunu, Aras Gıda nezdinde çalıştığı tüm dönemlerin bildirgelerinin hazırlanmış ve primlerinin yatırılmış olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu ve şirketlerle arasında 6 adet dava dosyasının bulunduğunu beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edildiğini, ihbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katıldığını, yargılama sonunda Fer’i Müdahil olan SGK Başkanlığı aleyhinde hüküm kurulmamasını talep ettiklerini, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, davacının talebi prime esas kazancın işveren tarafından bildirilenden yüksek olduğu iddiası var ise bunun her türlü şüpheden uzak yazılı delille kanıtlanmasının gerektiğini, bu noktada tanık delilinin yeterli olmayacağını, yazılı delil aranacağını, ücret tutarının sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işverenin veya sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanmasının mümkün olacağını, yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu, davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı ve kapsam dışına çıkartıldığı tarihin araştırılması gerektiğini, kapsam öncesi ve kapsam çıkış sonrası çalışmaların dikkate alınmaması gerektiğini, kuruma başvuru yapılmadan açılan davanın zorunlu dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının filli çalışma olgusunun tüm deliller değerlendirilerek araştırılması gerektiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, fiili çalışma olgusunun somut, inandırıcı deliller ile ispatlanamaması halinde red kararı verilmesi gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve … 15. İş Mahkemesinin 2015/566 esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalılar yanında çalıştığı, gelen İTO kayıtları ve tanık beyanlarına istinaden davalı Altıyaldız Plastik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile Aras Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğu kanaatine varılmış, dosya içerisinde dinlenen taraf tanıkları ve kamu tanıkları beyanlarında davacının davalı şirkette fiilen çalıştığını, Aras Gıda Şirketi ile Altınyaldız Şirketi ile arasında bağ bulunduğunu, sigorta primlerinin düzenli ödenmediğini beyan etmişlerdir, tüm anlatılan sebepler doğrultusunda davacının davalılar yanında fiilen çalıştığı kanaatine varılmıştır, her ne kadar davacı aylık almış olduğu ücretin asgari ücretten fazla olduğunu beyan etmiş olsada dosya içerisinde bu iddiaya yönelik olarak her hangi bir yazılı delil niteliğinde imzalı bordro, banka kayıtları bulunmadığı, tanıkların ücret hususunda bilgiye sahip olmadıkları, delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir belgeninde olmadığı göz önünde bulundurularak ücret hususunda davacının kanıtlanamayan talebinin reddi ile hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile çalıştığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacı …’nın 01.02.2001-29.12.2006 tarihleri arasında davalı Altınyaldız Plastik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. adlı işveren bünyesinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının ücrete ilişkin taleplerinin reddine, ” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarih dikkate alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, her iki şirketin tüzel kişiliği ayrı olup, davacı en son Aras Gıda San ve Tic. Ltd .şti’ nin çalışanı olduğunu, davacının 2011 yılından itibaren tamamen ayrı tüzel kişiliğe sahip Aras Gıda San. ve Tic. Ltd .Şti.’nde çalıştığını, davacı kötü niyetli olup, müvekkili şirketlerle arasında 6 adet dava dosyası derdest olduğunu, davacı vekilinin delilleri arasında gösterdiği … 14. İş Mahkemesi’nin 2015/636E sayılı dosyası halen derdest olup, davaya cevap dilekçemizde davalı Altınyaldız yönünden husumet itirazında bulunduklarını, bahse konu iş kazası davacının Aras Gıda nezdinde çalışması esnasında meydana geldiğini, bu kazanın davalı müvekkil şirket Altınyaldız ile bir ilgisi bulunmadığını, husumet itirazında bulunulduğunu, davacının delilleri arasında yer alan … 15.İş Mahkemesi’nin 2014/566E sayılı dosyasından verilen cevap dilekçesinde de husumet itirazı bulunduğunu, ayrıca dosyadan verilen kararın hüküm fıkrası açık olmadığını, iki davalı olmasına rağmen alacak kalemlerinin “davalıdan alınıp davacıya verilmesine”…. dair karar verildiğini, hangi davalıdan alınıp verileceği belli olmadığı gibi, müştereken ve/veya müsteselsilen alınıp verileceğine dair bir ibare de bulunmadığını, her iki dosyada dinletilen tanıklar davacının talep ettiği dönemi kapsamadığını, davacının fiili ve sürekli çalışma olgusu somut olarak ispatlanamadığını, bilirkişi incelemesine gerek duymadan ve dosyada kesin delil olmadan ıspat kuralları hiçe sayılarak tamamen varsayıma dayalı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, dinlenen tanıkların davacının talep ettiği dönemde kesin aralıksız bir şekilde çalıştığına ilişkin beyanda bulunmadıklarını, dönem bordrolarındaki, aynı dönemde çalışmış bordro tanıkları dinlenmesi, yetersiz görülürse komşu işyeri kayıtlarının getirtilmesi ve davacı ile aynı dönemde çalışıp çalışmadığını denetlemesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun davalıdan bağımsız olarak kararı istinaf etme hakkı mevcut olduğunu, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup; re’sen araştırma ilkesi geçerli olduğunu, davacının talebi prime esas kazancın işveren tarafından bildirilenden yüksek olduğu iddiası var ise bunun her türlü şüpheden uzak yazılı delille kanıtlanması gerekeceğini, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunlu olduğundan, Kuruma başvuru yapılmadan açılan davanın zorunlu dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımının dikkate alınması, fiili çalışma olgusunun somut, inandırıcı deliller ile ispatlanamaması halinde red kararı verilmesi gerektiğini, davacı talep ettiği tarihler arasındaki çalışmasını ispat edemediğinden kararın kaldırılmasını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin husumet itirazında bulunduğu ancak ortakların aynı kişiler olduğu, Aras şirketi ile davalı arasında organik bağ olduğu ve davanın hak düşürücü sürede açıldığı, davalı işverenin dava konusu dönemde faal ve kapsamda olduğu anlaşılmaktadır. Tanıkların her birinin dava konusu dönemin tamamında hizmeti yoksa da birbirini tamamlar biçimde dava konusu dönemin tamamında çalışmalarının bulunduğu hizmet tespiti ve işçilik alacağı dosyasında dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında fiili çalışmanın ispat edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Fer’i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun’un 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçlerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.