YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5463
KARAR NO : 2023/5668
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1156 E., 2023/320 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/264 E., 2021/59 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının davalı işverene ait İkizler Kuyumculuk isimli işyerinde 02.01.2007 tarihinden 06.06.2018 tarihine kadar hizmet akdi ile aralıksız olarak tam zamanlı çay ocağı görevlisi ve temizlik elemanı olarak çalıştığını. İş akdine 06.06.2018 tarihinde davalı işverence haklı sebep bildirilmeden son verildiğini. Davacının işe başlama tarihinin 02.01.2007 olmasına rağmen davalı şirketin işe bildirgesini 15.04.2016 tarihinde verdiğini bu zaman zarfında sigorta primlerini hiç yatırmayarak davacıyı hak kaybına uğrattığını. Davalı işverence, davacının çalıştığı dönemler içerisinde bazı dönemlerde bordro verilmeyerek sigorta primlerinin hiç ödenmediğini, bazı dönemlerde ise sigorta primlerinin eksik ödenerek 15 gün üzerinden çalışma sürelerinin davalı kuruma eksik bildirildiğini, davacının, davalıya ait kuyumcu işletmesi işyerinde 02.01.2007 tarihinden 06.06.2018 tarihine kadar 1475 ve 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi sigortalı işçi olarak tam zamanlı fasılasız olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir .
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya karşı hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını. Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.03.2018 tarih ve 2018/1066 D. İş sayılı kararıyla, müvekkili şirkete, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandığını. TMSF tarafından yeni şirket yönetim kurulu oluşturularak buna ilişkin tasarrufların ilgili Tekirdağ ve … Ticaret Sicil Müdürlüğü atarafından tescil ve ilân edildiğini. Davacı tarafın, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların, müvekkili davalının aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini. Davacının, müvekkili davalı işyerinde, 15.04.2016 tarihinde çalışmaya başladığını ve davacının davalı işyerinde çalışmış olduğu tüm sürelerin gerekli bildirimlerinin tam ve eksiksiz olarak kuruma bildirildiğini, açılmış olan davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, davacının sigorta girişinin 24.08.1984 olup 06.06.2018 tarihinin ise çıkış olarak gözüktüğünü, davacının kurumdan başkaca bir emekli aylığı almadığını. Mevcut hizmet dökümü esas alınmak suretiyle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Bordrolarda isimleri bulunan tanıklar davacının 2007 yılı başında davalı işyerinde çay ve temizlik işlerini yapmak üzere işe girdiğini ve bu çalışmasının kesintisiz bir şekilde ayda 30 gün olarak işyerinin kapandığı 06.06.2018 tarihine kadar devam ettiğini beyan ettikleri, bu haliyle davacının 2007 yılı başından 06.06.2018 tarihine kadar davalı şirkete ait işyerlerinde ayda 30 gün kesintisiz olarak emekli statüsü ile sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığı kanaatiyle davanın kabulüne, davacının 02.01.2007-30.10.2007 tarihleri arasında davalı şirketin 19071.59 sicil sayılı işyerinde, 01.11.2007-06.06.2018 tarihleri arasında davalı şirketin 1046790.59 sicil sayılı işyerinde kesintisiz ayda 30 gün üzerinden sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmış olduğu sürelerin bildirildiğini, çalışmanın ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili; fiil çalışması 11/2007 döneminde başlayan davacının, işe giriş bildirgesi ve aylık bildirgelerin verilmeden, ilk bildirgenin verildiği davalının cevap dilekçesinde belirtilen 15.04.2016 tarihine kadar farkında olmaksızın kesintisiz bir çalışma gerçesleştirmesi. bu durumu kurumdan ya da şirket muhasebesinden sorgulamaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Sadece bordro ve davacı tanıklarının beyanları esas alınarak karar verilmesi hatalı olduğunu, işe giriş bildirgesi olmasa bile, davacının bu kadar uzun dönemli çalışmasına dair bir makbuz, fatura , sözleşme, fotoğraf,.sosyal medya gönderisi, işlem fişi vs. hiçbir başkaca delilin varlığı aranmadığını, Mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bordrolu tanık beyanları ve toplanan deliller ile fiili çalışmasının ispat edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 02.01.2007-06.06.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer’i müdahil kurum ve davalı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.