Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1047 E. 2023/3041 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1047
KARAR NO : 2023/3041
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi …’in 24.02.2014 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile tüm malvarlığını davalıya bıraktığını, ancak murisin söz konusu vasiyetnameyi yaşlılığı, ağır hastalığı ve sakatlığı sebebiyle yapmaktan yoksun olduğunu ve murisin ayırt etme gücünün de bulunmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davaya konu olan vasiyetname murisin serbest iradesi ile yapıldığından geçerli olduğunu ve davalıya davalının küçüklüğünden beri muris tarafından bakıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2017/498 Esas, 2019/385 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2020/694 Esas, 2021/2312 Karar sayılı kararındaki, “…davada davacının ehliyetsizlik ve irade fesadı sebeplerine dayandığı, davaya konu edilen Bakırköy 1. Noterliği’nin 24/02/2014 tarihli ve 5118 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin düzenlendiği tarih itibari ile murisin vasiyetnameyi düzenleme ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu’nun 19/04/2019 tarihli raporu ile tespit edildiği, ayrıca raporda muriste mevcut olan sistemik hastalıkların tek başına onun fiil ehliyetini etkilemeyeceğinin belirtildiği, davacının irade fesadına ilişkin iddiasını ise somut delillerle ispatlayamadığının anlaşıldığı…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı değerlendirme yaptığını,
2.Murisin ilerleyen yaşı sebebiyle akıl zayıflığı içinde olduğunu,
3.Davalının murisin güvenini kötüye kullandığını,
4.Muris hakkında vesayet davası devam ederken murisin mirasını davalıya bıraktığını,
5.Dosyada bulunan Adli Tıp Kurumuna ait raporun eksik ve hatalı olduğunu,
6.Murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte 93 yaşında olduğunu,
7.Tanık beyanları doğrultusunda murisin haksız etki ve manevi cebir altında bırakılmak suretiyle iradesinin sakatlandığının ortada olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptaline istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.TMK’nın 557 nci maddesi, “Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir:
a.Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,
b.Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,
c.Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,
d.Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.” şeklinde düzenlenmiştir. Hükümden de anlaşılabileceği üzere ölüme bağlı tasarrufların iptali, Kanun’da sınırlı sayıda düzenlenmiştir.

3.Somut olaya bakıldığında, murise ait ve davaya konu edilen 24.02.2014 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin dosyada bulunduğu görülmektedir. Davacının bu vasiyetnameyi iptal etmek için ileri sürdüğü sebeplerden ilki vasiyetname tarihinde murisin aklî melekelerinin yerinde olmadığı iddiası iken; diğeri de murisin iradesinin fesada uğratılmış olduğu iddiasıdır. Davacının ilk iddiasına ilişkin değerlendirme yapıldığında, murisin vasiyetname tarihinde ayırt etme gücünün var olup olmadığına yönelik tespitin tıp ilminin gerektirdiği ölçütlere göre değerlendirilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi sonrası alınan 19.04.2019 tarihli kurum raporuna göre vasiyetname tarihi olan 24.02.2014 tarihinde murisin ayırt etme gücünün mevcut olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, davacının diğer iddiası olan murisin iradesinin sakatlandığı hususu da davacının dosyaya somut delil sunmaması sebebiyle ispat edilememiştir.

4.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.