YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14854
KARAR NO : 2023/4183
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, azmettirmek suretiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Sanık … müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 08.06.2023 tarihli dilekçesi ve 31.05.2023 tarihli beyanıyla temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar vekilinin, Cumhuriyet savcısının, sanıklar … ve … müdafilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/493 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık … hakkında azmettirmek suretiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/2055 Esas, 2022/1609 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suç vasfına, haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ayrı ayrı vekâlet ücreti tayin edilmesi gerektiğine,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıklar … Yener ve … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun işlenmediğine,
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
İştirak derecesine, suçun işlenmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile maktulün Gaziantep Çocuk Hastanesi’nde temizlik işçisi olarak birlikte çalıştıkları, maktulün sanık …’e karşı duygusal bir … ve talebinin olduğu, kendisi ile duygusal bir arkadaşlık ilişkisi kurmak istediği, bu durumun sanık …’in savunmalarının yanı sıra sanık …’in cep telefonu üzerinde yaptırılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporunda yer alan mesaj içerikleri ve mahkeme huzurunda dinlenen tanıkların beyanları ile de doğrulandığı, sanık …’in mesaj içeriklerinden anlaşılacağı üzere maktulün kendisine ısrarlı bir şekilde yakınlık duymasından rahatsız olduğu, sanık …’in daha önceden tanımış olduğu sanık …’den maktulü korkutmaları konusunda yardım istediği sanık …’in de bunu kabul edip sanık …’in arkadaşı olan diğer sanık … ile birlikte maktulü, olay tarihinde sanık …’in de maktulü göstermek suretiyle takip edip maktulün geçiş güzergahında bekleyip Çocuk Hastanesi’nin arka tarafında olan ve olayın gerçekleştiği yer olan boş arazide sanık … ile sanık …’ın maktul ile karşılaştıkları sırada dosya kapsamında ele geçmeyen bıçakla maktulün yaralanıp öldüğü, sanık …’in ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 10.12.2021 tarih sayılı otopsi raporuna göre; “Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar kesilmesinden gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.
4. Olay yeri inceleme tutanakları, Mahkemece yapılan keşfe ve sanıkların telefonlarının incelenmesine dair bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin; sanık … hakkında, suç vasfına ilişkin, kabul, takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılanlar Vekili, Cumhuriyet Savcısı ve Sanıklar … ve … Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin gerçekleştiriliş şekli göz önünde bulundurulduğunda sanık … Yaman yönünden iştirak derecesinin tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık …’nin eylemiyle uyumlu suç vasfının tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı,
dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyutlar dikkate alındığında belirlenen indirim oranlarının isabetli olduğu, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği ve katılanlar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar … ve … Müdafiileri, Cumhuriyet Savcısı ve Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/2055 Esas, 2022/1609 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri, Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar … ve …’in fikir ve eylem birlikteliği içerisinde maktul …’i kasten öldürdükleri sabit olan dosyada yerel mahkemece her iki sanık hakkında kasten adam öldürme suçundan verilen cezadan sanık …’in makul seviyede haksız tahrik altında müsnet suçu işlediği kabul ederek 12-18 Esas No : 2022/14854
yıllık ceza makasından 15 yıl, sanık …’ın cezasının da asgari seviyede haksız tahrik altında müsnet suçu işlediği kabul edilerek 18 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı görülmüştür. Yerel mahkemece verilen kararın lehe ve aleyhe İstinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından onaylanmış yine bu kararın lehe ve aleyhe temyiz edilmesi üzerine dairemiz çoğunluğunca onaylanmıştır. Daire çoğunluğumuzun kararına sanıklardan … hakkında haksız tahrik indirimi yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığı ve yine sanık … hakkında ise cezasından asgari seviyede haksız tarih indirimi yapılması gerekirken makul seviyede indirim yapılmak suretiyle her iki sanığada eksik ceza verildiğinden bahisle iştirak olunmamıştır.
Şöyleki;
Sanık … maktul … ile aynı iş yerinde çalışmakta olup maktul …’in kendisine duygusal yakınlık hissetmesi ve mesaj çekerek taciz etmesi üzerine sanık …’in kuaföründe çalışan sanık …’e bu durumu anlatarak yardım istediği … ile herhangi bir akrabalığı veya yakınlığı bulunmayan ancak kuaförde tanıması nedeniyle yardım talebini kabul eden sanık …’in arkadaşı diğer sanık …’a mesaj çekerek kendisiyle birlikte adam dövmeye gideceklerini belirterek çağırdığı sanıkların maktul ile sanık …’in çalıştıkları hastanenin önüne gelerek maktulü beklemeye başladıkları bu sırada sanık …’de sopa, …’ta biber gazı bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Dosyada sanıklar … ve …’ın beyanları dışında olayın oluş şeklini gösterir herhangi bir tanık yahut teknik delil söz konusu değildir, bu nedenle yerel mahkeme olayın oluş şeklini kabul ederken her iki sanığın beyanlarını ve dosyadaki teknik delilleri dikkate almış sanıklar … ve …’ın fikir ve eylem birliği içerisinde maktul …’i öldürdükleri kanaatine ulaşmıştır, bu kanaat dosya kapsamına uygun olup tarafımızca da kabul edilmiştir, karşı oyumuz haksız tahrik indiriminin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağı ve uygulanacak ise herbir sanık için hangi oranda uygulanacağı hususlarındadır.
Sanıklar … ve …’in dosya kapsamında bulunan müdafiili ilk ifadeleri dikkate alındığında sanıkların olay yerine sanık …’in babasına ait araçta gittikleri maktulün iş yerinden çıkışını bekledikleri mesai bitiş saatinde iş yerinden ayrılan maktulü daha önceden sanık …’in göstermesi nedeniyle tanıyan sanıkların maktulün iş çıkışını bekledikleri, maktul iş çıkışı yürüyerek uzaklaşırken sanık …’in arkadan maktule “Seslenip senin kardeşin yok mu sen niye … …’e karışıyorsun” şeklinde sözler söyleyip o sırada arkasına sakladığı sopayı çıkartarak maktule sallaması üzerine maktul de cebindeki bıçağı çıkartmış ve kendisine sopayla saldıran sanık …’e karşı bıçağı sallayarak kendini savunmuştur, ilk aşamada taraflardan herhangi biri diğerine bıçak veya sopayla vuramamış ancak daha sonra maktul kendisinde bulunan bıçağı sanık …’in karnına vurmak suretiyle …’i hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamıştır. Sanık …’in maktul tarafından kavga sırasında Esas No : 2022/14854
yaralandığını ve yere düştüğünü gören diğer sanık … taraflara müdahale ederek maktulün elindeki bıçağın sanık …’in eline geçmesine neden olmuş ve bu aşamadan sonra sanık … de maktulden ele geçirdiği bıçağı bir kez vurmak suretiyle kalbinde oluşan yararlanma sonucu maktul …’in ölümüne sebebiyet vermiştir. Olay öncesinde sanık …’ta bulunan biber gazının olay sırasında kullanıldığı ve hatta sanık …’ın da kendi elindeki biber gazından etkilenerek gözlerinin rahatsızlandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Tüm bu dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında sanıklar … ve …’in kendileriyle bir akrabalık bağı olmayan … …’i taciz ettiğini düşündükleri maktul …’in önünü kesip önce sanık …’in diğer sanık …’tan 8-10 metre kadar uzakta kendisinde sopa ve maktulde bıçak olduğu halde vuruşmaya başladıkları sanık …’ın beyanına göre önce sanık …’in sopa çektiği bunun üzerine maktulün bıçak çekerek sopayla saldıran …’e karşılık verdiği vuruşma sırasında …’in ilk bıçak darbesini yiyerek hayati tehlike getirecek şekilde yaralandığı yere düşmesi üzerine diğer sanık …’ın müdahale ederek ve elindeki biber gazını maktule de sıkmak suretiyle maktulün elindeki bıçağın düşerek diğer sanık …’in eline geçmesine sebebiyet verdiği ve bu şekilde her iki sanığın da maktul üzerinde fiili hakimiyet kurdukları maktulün sanık … tarafından bıçaklanarak ölümüne sebebiyet verdikleri sabit olup olayın oluş şekli, gerçekleşme nedeni sanık … ile diğer iki sanık arasında herhangi bir akrabalık ilişkisinin bulunmaması ilk saldırgan hareketlerin maktulün yolunu keserek sopayla ona saldırmak şeklinde sanık …’den kaynaklanması dikkate alındığında ilk kavgada bulunmayan sanık …’ın olayın oluşumunda haksız tahrik indiriminden faydalanmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır.
Sanık …’in ise kendisinin sopayla saldırmasına bıçakla karşılık veren Adil’in önce kendisini yaralaması üzerine hayati tehlike geçirilecek şekilde yaralandıktan sonra maktuldeki bıçağı sanık …’ın da yardımıyla ele geçirip bir kez vurarak maktulü öldürmesi olayında haksız tahrik dengesi olayın bir bütün olarak oluş şekli dikkate alındığında sanık … lehine asgari seviyede haksız tahrik indirimini gerektirecek nitelikte olup dairemizde sanık … lehine makul seviyede haksız tahrik indirimi yapılmasının dosya kapsamı ceza adaleti ile bağdaşmadığını düşündüğümüzden dairemizin her iki sanık hakkındaki haksız tahrik indirimi ile ilgili çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.