Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4789 E. 2023/5055 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4789
KARAR NO : 2023/5055
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/63 E., 2022/679 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2000 yılı Nisan – 31.03.2013 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde kesintisiz geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının mevsimlik olduğunu, sezonun Nisan ayında başlayıp Eylül ayının ortalarına kadar devam ettiğini, davacının 28.07.2006 tarihinde işe sezonluk olarak başladığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; işçilik alacağı ve hizmet tespiti davalarının ayrı olarak yürütülmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının 1999-1 ve 2 dönemlerinde ve 2006 yılı 7. ayına kadar başka çalışmasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2014/94-2016/1079 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 günlü ve 2017/4512 – 2018/9082 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, ihtilaflı dönemin tamamına ilişkin ücret bordroları ve puantaj kayıtları getirtilmeden, mevcut bordroların ve puantaj kayıtlarının tamamı dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, bunun yanı sıra, işyerinde yapılan denetimlerde davacının işyerinde çalıştığı tespit edilenler arasında bulunup bulunmadığının dikkate alınması, işyerinde yapılan çalışmanın mevsimlik bir çalışma olup olmadığı konusunda tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği belirtilerek, yapılacak işin; dava konusu yapılan çalışma döneminin tamamına ilişkin ücret bordrosu ve puantaj kayıtlarını istemek, imzalı ücret bordrosu/puantaj kaydı olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu/puantaj kaydı kadar, imzalı ücret bordrosu/puantaj kaydı olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde; davacının davalı işyerinde hangi işlerde çalıştığını netleştirmek, dosya kapsamında beyanlarına başvurulan tanıkların beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, bu kapsamda davalı işyerinin dava konusu döneme ait dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, daha önce beyanı alınmış ve beyanına başvurulacak tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan getirtmek, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle söz konusu işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalı işyerinde tuğla üretimi yapıldığı anlaşıldığından işyerinde mevsimlik çalışma yapılıp yapılmadığını belirlemek, davalı işyerinde düzenlenen denetim tutanaklarında davacının işyerinde çalışanlar arasında olup olmadığını dikkate almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2019/63-2022/679 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde varılan vicdani kanaate göre, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun olduğu, tarafların rapora karşı itirazlarının yerinde olmadığı, davanın niteliği gereği ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere eldeki davada sadece tespite dair hüküm verilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının davalı iş yerinde çalışmasının Eylül/2006 10 gün, Ekim2006 10 gün, Kasım/2006 10 gün, Aralık/2006 15 gün, 2006 yılı toplam 45 gün, Ocak/2007 15 gün, Şubat/2007 15 gün, Mart/2007 10 gün, Nisan/2007 10 gün, Mayıs/2007 10 gün, Haziran/2007 10 gün, Temmuz/2007 10 gün, Ağustos/2007 10 gün, Ekim2007 15 gün, Kasım/2007 15 gün, Aralık/2007 20 gün, 2007 yılı toplam 140 gün, Ocak/2008 20 gün, Nisan/2008 6 gün, Mayıs/2008 10 gün, Haziran/2008 15 gün, Temmuz/2008 10 gün, Ağustos/2008 20 gün, Eylül/2008 20 gün, Ekim/2008 15 gün, Kasım/2008 20 gün, Aralık/2008 25 gün, 2008 yılı toplam 161 gün, Ocak/2009 25 gün, Mart/2009 20 gün, Nisan/2009 15 gün, Mayıs/2009 15 gün, Haziran/2009 15 gün, Temmuz/2009 15 gün, Ağustos/2009 15 gün, Eylül/2009 15 gün, 2009 yılı toplam 135 gün, Mart/2010 7 gün, Nisan/2010 10 gün, Mayıs/2010 10 gün, Haziran/2010 10 gün, Temmuz/2010 10 gün, Ağustos/2010 19 gün, Eylül/2010 10 gün, Ekim/2010 15 gün, Kasım/2010 15 gün, Aralık/2010 15 gün, 2010 yılı toplam 121 gün, Ocak/2011 15 gün, Şubat/2011 15 gün, Mart/2011 15 gün, Nisan/2011 15 gün, Mayıs/2011 10 gün, Haziran/2011 20 gün, Temmuz/2011 10 gün, Ağustos/2011 8 gün, Eylül/2011 10 gün, Ekim/2011 10 gün, Kasım/2011 10 gün, Aralık/2011 10 gün, 2011 yılı toplam 148 gün, Ocak/2012 20 gün, Şubat/2012 10 gün, Mart/2012 10 gün, Nisan/2012 10 gün, Mayıs/2012 10 gün, Haziran/2012 10 gün, Temmuz/2012 10 gün, Ağustos/2012 10 gün, Eylül/2012 10 gün, Ekim/2012 10 gün, Kasım/2012 10 gün, Aralık/2012 10 gün, 2012 yılı toplam 130 gün, Ocak/2012 20 gün, Şubat/2012 10 gün, Mart/2012 10 gün, 2013 yılı toplam 30 gün olmak üzere 2006-2013 Dönemi toplam eksik gün sayısının 910 gün olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davalı işverenin çalışmaları eksik bildirdiği tespit olunmasına rağmen, kısmen kabul şeklinde karar verilerek davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen gün sayısı ile bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda tespit olunan hizmet günü arasındaki farkın davalı işverenin belge asıllarını dosyaya sunamamasından kaynaklandığını, fotokopi üzerinde inceleme yapılamadığı ölçüde, hizmet tespitinde düşüş olduğunu, evrak ve belgeleri elinde bulunduran davalı işverenin mahkemece verilen süreye rağmen sunmamış olmasının neticelerinin davacıya yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili, zaman aşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının çalışmasının mevsimlik olduğunu, davacının, işyerindeki çalışmalarının aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirildiğini ve bildirime uygun olarak da primlerinin ödendiğini, imzalı bordroların davacının çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesi olduğunu, bu karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiğini, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı … vekili, bozma ilamındaki eksikliklerin giderilmediğini, mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, res’en araştırma ilkesi kapsamında araştırma yapılması gerektiğini, işbu davada kurum fer’i müdahil olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işverene ait işyerinde 2000 yılı Nisan – 31.03.2013 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.