YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6099
KARAR NO : 2023/3263
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1384 E., 2022/1028 K.
KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurma kararı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/50 E., 2020/92 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı … vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi nitelikten reddedilmiştir.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7527 ada 13 parsel sayılı 202,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısın tespit edilemediği şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Asıl davada davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli 7527 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.
3. Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7527 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili savunmasında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davacının emlak kaydının 1573 nolu parsele ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazda …’ın fiili kullanımının olmadığından davasının reddine; ana dosya davacısının davası yönünden taşınmazın 1993 yılından bu yana … … adına mevcut iken 2014 yılında davacıya satıldığı ve davacının kullanımında olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile taşınmazın kullanılmadığının anlaşıldığı, davacının tespit tarihi itibariyle kullanımını ispat edemediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın boş arsa vasfında olduğu ve davacı tarafça zilyetlik olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın üzerinde bir yapı olduğu ve taşınmaza dışarıdan bakan kişinin sahipli olduğunu anlayabileceğini, taşınmazı 2010 yılından bu yana kullandığını ancak ekonomik nedenlerle 2014 yılından bu yana ödediğini, taşınmaza yakın bir yerde oturduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise kullanımın kime ait olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.