Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6182 E. 2023/6590 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6182
KARAR NO : 2023/6590
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1442 E., 2022/1679 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/171 E., 2021/72 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkilinin Cumhuriyet kooperatifinde değnekçi olarak 2016 yılının Haziran ayının 15. gününde işe başladığı, bu çalışmasının 09.04.2019 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli olarak devam ettiğini, müvekkil davalı iş yerinde değnekçi görevinde çalıştığını, bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı çalıştırıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak daha sonradan sigorta girişinin dahi yapılmadığını öğrendiğini, davacının bu durumu sonradan öğrendiğini davalı işverene durum iletildiğinde işveren tarafından bu olumsuz durumun giderileceği sözü söylenmesine rağmen sigorta girişinin yapılmadığını, bu nedenle davacı müvekkilinin davalı iş yerinde 2016 yılı Haziran ayının 15. Günü ile 09.04.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının 15.06.2016 tarihinde işe girdiği iddiasını kabul etmediklerini, 09.08.2017 tarihinde kooperatife değnekçi olarak çalışmaya başladığını ve aynı tarihte sigorta girişinin yapıldığını, davacının davalı iş yerinde çalışmaya başlamadan önce davacının yapmakta olduğu değnekçilik işini … isimli sigortalı çalışanının yaptığını, SGK kayıtlarından bu durumun anlaşılacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, kurum kayıtlarının incelendiğini, davacıya 01.10.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4/a sigortalılık statüsüne göre yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık alır iken Sosyal Güvenlik Denetmeninin 29.02.2016 tarihli ve 2016/ÜB-011 sayılı raporuna istinaden, raporda yazılı işyerinde fiili çalışması olmadığının tespiti üzerine fiili çalışması olmayan devre bildirimlerinin iptalinin yapıldığını, iptal neticesinde Bağ-Kur sigortalılığından sonra 1260 gün “4/a” sigortalılık çalışmasının olmaması nedeniyle bağlanan aylığının 01.10.20112 tarihi itibari ile kesildiğini, yapılan işlemin yasaya uygun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı ve davalı tanıklarının yanı sıra resen araştırma yapılarak, bordro ve komşu iş yeri tanıklarının dinlendiği, bordro tanığı …’ beyanında, davacıyı tanımadığını, davacıyı yaşat durağında değnekçi olarak duyduğunu, sadece işten ayrılırken kooperatife geldiğinde kendisini gördüğünü söylediğini, komşu iş yeri tanığı …’in beyanında, yaşat durağında uçak ve otobüs bileti kesen acentasının bulunduğunu, davacıyı tanıdığını, davacının dolmuş durağında ayakçılık yaptığını, davacının cebinde telsizle dolaştığını, bazen kendisinden bilet aldığını ve kendisine şemsiye ve bot gibi eşyalarını emaneten bıraktığını, davacıyı 1 sene kadar çalışırken gördüğünü, pandemi başlangıcı olan Mart 2020 tarihinden önce yaklaşık 3-4 ay kendisini gördüğünü, daha sonra pandemi boyunca görmediğini söylediği, yine komşu iş yeri tanığı …’nin beyanında, 2 yıldır yaşat durağının yanındaki büfeye ara sıra yardımcı olmak için gittiğini, ayrıca yaşat durağının altında kendisine ait bir depo bulunduğunu, bir kaç değnekçi tanıdığını ancak isimlerini bilmediğini, davalı kooperatifin değnekçisinin kim olduğunu bilmediğini söylediği, dinlenen tanıklar dosya arasına alınan tutanaklar dikkate alındığında davacının davalının yanında 15.06.2016 – 09.04.2019 tarihleri arasında kesintisiz tam süreli ve asgari ücretle çalıştığı tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları ile davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davalı tanıkları, bordro tanığı ve komşu işyeri tanığının beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacının çalışmasının davacı tarafından iddia edildiği gibi 3 yıllık bir zamana yayılmadığını, ihtilaflı dönemde çalışmadığını, işe başlama tarihinin 2017 yılının yaz ayları olduğu ve iddialarımızı teyit ettiğini, davacının çalışma iddiası Yargıtay kararlarında belirtilen kriterlerde hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlanamamış olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Fer’i müdahil Kurum vekili, bordro ve komşu işyeri tanıklarının beyanları doğrultusunda çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, tanık beyanları incelendiğinde birbirine zıt ifadeler içeren ve çelişkili beyanları bulunan tanıkların ifadelerine göre davacının çalışmasının kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün olmadığını, sigortasız geçen hizmetlerin tespiti amacıyla açılan davalarda inceleme yapılıp, çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, çelişkilerle dolu olan ve doğruluğu da bulunmayan ifadelere göre davacının davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığını kabul etmek kanuna, kamu düzenine, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen dönemde 09.08.2017-2019/03 tarihleri arasında 593 gün davalı işyerinden hizmet bildiriminin bulunduğu, somut olayda; dosyada dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarında davacının 2016 tarihinde kooperatif başkanı değişince işe alındığı yönetim değişince de işten çıkartıldığı, bordro tanığı … 2017 yaz ayında işe alındığını işi kendisine öğretip sekreterliğe geçtiğini beyan etmiş olup, sekreter olarak çalışan ve daha sonra doğum iznine ayrılan Bordro tanığı …’ın beyanında 2017 şubat ayında doğum yaptığını beyan etmiş olup yerine …’un sekreter olarak geçtiğini belirtmekle davacının 2016 yazında işe başladığının anlaşıldığı, dinlenen tanık beyanlarında davacının davalı iş yerinde çalıştığının bildirildiği, dinlenen tanık beyanlarında davacının çalışmasının kesintisiz olduğu anlaşılmakla davada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) Dava, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3. Değerlendirme
Somut olayda, dinlenen bordro tanıkları, şoförler ve sekreterlerin davacının 2017 yılı yaz aylarında işe başladığını açıkça belirtmelerine karşılık komşu işyeri ve davacı tanığı olarak dinlenen tanıkların 2016 yılı Haziran ayında işe başladığına dair beyanlarının bulunduğu, Mahkemece davacının 15.06.2016 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verildiği, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmakla; Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına neden üstünlük verildiğinin açıklanmaması hatalı olup Mahkemece tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, işyerine ait dönem bordroları, davalı Kooperatifin karar defterleri celbedilerek uyuşmazlık konusu dönemde değnekçi çalıştırılmasına ilişkin kararlar incelenmeli, davacı ile ilgili bir tespit var ise bu durum da belirlenmeli, Kooperatif tarafından ücret ödemesi yapılmışsa bunların gider olarak kaydının gösterilmesi esas olduğundan bu durum gözönünde bulundurulmalı, dinlenilmeyen bordro tanıkları dinlenilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.