Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3246 E. 2023/3416 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3246
KARAR NO : 2023/3416
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1890 E., 2022/2720 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/161 E., 2022/388 K.

Taraflar arasındaki adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte tahliye isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Antalya Büyükşehir Belediyesinin kiracısı olduğunu, davalının alt kiracı olup 01.06.2021 tarihli işletme kira sözleşmesi ile Konyaaltı Sahil Parkı içerisinde bulunan Antalya Varyant Çarşı 15 numaralı münferit üniteyi kiraladığını, davalının kira sözleşmesi uyarınca ödemesi gereken aidat bedellerini süresi içinde ödemediğini , örnek 13 ödeme emri tebliğinden itibaren süresi içinde itirazda bulunmadığı gibi 30 günlük yasal sürede ödeme de yapmadığını iddia ederek mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin usule aykırı tebliğ edildiğini, müvekkilinin takipten haberdar olmasa da 30 günlük süre içerisinde 23.02.2022 tarihinde takip konusu aidat bedellerine ilişkin ödeme de bulunduğunu, davacı tarafın haricen tahsilatı takip dosyasına bildirmediğini, alacaklının hacze gelerek 18.03.2022 tarihinde ikinci kez alacağı tahsil ettiğini, müvekkili şirket adına takibe konu aidat bedellerine ilişkin olarak 23.02.2022 tarihinde … Kredi – 4506 3442 1976 6857 No’lu kredi kartı hesabından ayrı ayrı 9.508,25 TL ve 7.244,61 TL olmak üzere toplam 16.752,86 TL ödeme yapıldığını, borcun ifayla sona erdiğini, üst kiracı konumunda olan davacı aidat bedellerinin ödenmesinden müştereken sorumlu olup; müvekkilden aidat bedellerinin tahsilini ancak rücuen talep edebileceğini, alacaklının aidat giderlerinin taraflarınca ödendiğine ilişkin herhangi bir makbuz, dekont yahut sair delil sunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız takip başlatıldığı, davalının 7 günlük yasal süresi içinde takibe itiraz etmediği ve 30 günlük süre içinde de takip konusu kira borcunu ödemediği, bu konuda İİK 269/c maddesi anlamında bir delil sunamadığı, takipte talep edilen aidat alacağının yan gelirlerden olduğu, bu alacaklar yönünden tahliye talepli örnek 13 takibi yapılmasına yasal engel olmadığı, usulsüz tebliğ şikayetinin ayrı bir dava ile iddia edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu Ekim, Kasım, Aralık 2021 aidat bedellerine ilişkin borcun 04.02.2022 tarihinden itibaren 30 günlük ödeme süresi içerisinde, 23.02.2022 tarihinde … Kredi kredi kartı hesabından ayrı ayrı 9.508,25 TL, 2.046,65 TL ve 2.053,18 TL ve 7.244,61 TL yapılan ödemeler neticesinde ifayla sona erdiğini, müvekkilinin aynı tarihte takip konusu aidat alacağından sonraki dönem muaccel olan Ocak 2022 aidat bedelini de ödediğini ve davacı tarafından bu ödemeye karşı önceki dönem aidat bedellerinin ödenmediğine ilişkin hiç bir ihtirazı kayıt öne sürülmeksizin tahsilat makbuzu düzenlendiğini, 23.02.2022 tarihinde açıklamasız ödemelerle Ocak 2022 aidatına ilişkin tahsilat makbuzunun dönemsel nitelikte olan önceki dönem Ekim, Kasım, Aralık aidat borçlarının ödendiğine karine olduğunu, TBK. m 104’e göre, faiz ve kira bedeli gibi dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmişse, ondan önceki dönemlere ait edimlerin de ifa edilmiş sayıldığını, 01.06.2021 tarihli işletme kira sözleşmesinin 9.1. maddesinde de yalnızca kiracının ortak giderleri ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, kiracının her ay ne kadar miktar ödeyeceğinin maktu olarak belirlendiğini, bu bakımdan öncelikle davacının asli kiracı konumunda olması ve ayrıca faturaya konu aidat bedelinin içeriğinin belirsiz olması gerekçesi ile davacının ortak gider masraflarına kendilerinin katlandığı ve rücu şartlarının oluştuğunun ispatının şart olduğu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak kira sözleşmesinin 5.24. maddesinde kiralayanın ortak giderlere(aidat) kiralayan tarafından belirlenmiş veya belirlenecek oranlarda katılacağının ve sözleşmenin 9.2 maddesinde kiralayan tarafından tespit olunarak dağılımı yapılacak ortak giderlerden işletmecinin payına düşen tutarın, kiralayanın aidat hesabına her ayın 5. gününe kadar ödeneceğinin düzenlendiği, kiracının ortak gideri ödemekle yükümlü olacağı hususu kira sözleşmesinde düzenlenmiş olup aidat borcunun TBK 315. maddesinde düzenlenen yan giderler kapsamında kira bedelinden sayıldığı, davalının ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz etmediği gibi 30 günlük süre içinde takibe konu aidat alacakları ile ilgili herhangi bir ödeme yapmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; yasal 30 günlük ödeme süresi içinde dosya borcunun alacaklıya ödendiğini, 23.02.2022 tarihinde … Kredi kredi kartı hesabından ayrı ayrı 9.508,25 TL, 2.046,65 TL ve 2.053,18 TL ve 7.244,61 TL yapılan ödemeler neticesinde ifayla sona erdiğini, müvekkilinin aynı tarihte takip konusu aidat alacağından sonraki dönem muaccel olan Ocak 2022 aidat bedelini de ödediğini ve davacı tarafından bu ödemeye karşı önceki dönem aidat bedellerinin ödenmediğine ilişkin hiç bir ihtirazı kayıt öne sürülmeksizin tahsilat makbuzu düzenlendiğini, 23.02.2022 tarihinde açıklamasız ödemelerin derdest takibe ilişkin olduğunun kabulü gerektiğini , Ocak 2022 aidatına ilişkin tahsilat makbuzunun dönemsel nitelikte olan önceki dönem Ekim, Kasım, Aralık aidat borçlarının ödendiğine karine olduğunu, TBK m. 104’e göre, faiz ve kira bedeli gibi dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmişse, ondan önceki dönemlere ait edimlerin de ifa edilmiş sayıldığını, 01.06.2021 tarihli işletme kira sözleşmesinin 9.1. maddesinde de yalnızca kiracının ortak giderleri ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, kiracının her ay ne kadar miktar ödeyeceğinin maktu olarak belirlendiğini, bu bakımdan öncelikle davacının asli kiracı konumunda olması ve ayrıca faturaya konu aidat bedelinin içeriğinin belirsiz olması gerekçesi ile davacının ortak gider masraflarına kendilerinin katlandığı ve rücu şartlarının oluştuğunun ispatı gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 269. maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.