Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1556 E. 2023/4257 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1556
KARAR NO : 2023/4257
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2017 tarihli ve 2015/376 Esas, 2017/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.09.2017 tarihli ve 2017/1212 Esas, 2017/1365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/11683 Esas, 2022/1674 Karar sayılı kararı ile “Sanığın, katılanı bıçakla üç kez sol kalçasından, bir kez sağ kalçasından ve bir kez de sırtından bıçaklaması sonucu, katılanda hemopnömotoraksa bağlı yaşamsal tehlike, sol siyatik sinir kesisine bağlı duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmaların meydana geldiği olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken, makul düzeyde ceza tayini yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
Dava dosyası, kanun yoluna başvurulması üzerine 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın lehine indirim ve haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine, iddianame ile mütalaanın çelişkili olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın cezasında takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemine meşru savunma yada meşru savunmada sınırın aşılması hükümleri uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanın sevk ve idaresinde bulunan özel halk otobüsü ile seyir halindeyken aynı cadde üzerinde seyir halinde bulunan temyiz dışı sanık …’in sevk ve idaresindeki araca arkadan hafif bir şekilde çarpması sonucu aralarında tartışma çıktığı, … ve yanında yolcu olarak bulunan temyiz dışı sanık … ile sanık …’in araçtan inerek katılanın aracına bindikleri ve daha sonra aralarındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında … ve … ile sanık …’in katılanı darp ettikleri ve araçtan inerek kendi araçlarına binip olay yerinden uzaklaştıkları, daha sonra tartışma ve kavga olayının olduğu yerden az ileride aynı istikamette …’in yol kenarında beklediği sırada tekrar karşılaştıkları, katılan ve …’in tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga olayını gören sanığın olayın olduğu yere geldiği ve katılana arkasından yaklaşarak bıçakla üç kez sol kalçasına, bir kez sağ kalçasına ve bir kez de sırtına vurarak yaraladığı, Gaziantep Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 17.12.2015 tarihli adli tıp raporuna göre katılanın hemopnömotoraksa bağlı yaşamsal tehlike geçirdiği, sol siyatik sinir kesisine (sol düşük ayak) bağlı olarak da duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin sanığın lehine indirim ve haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine, iddianame ile mütalaanın çelişkili olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın cezasında takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğuna, sanık müdafiinin sanığın eylemine meşru savunma yada meşru savunmada sınırın aşılması hükümleri uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı, esas hakkında mütalaa, iddianame ile ceza davası açarak kovuşturma aşamasında davayı takip eden Cumhuriyet Başsavcılığının son görüşü olması nedeniyle yapılan yargılama sonucunda ulaşılan kanaatin iddianameden farklı görüş içerebileceği, somut olayda sanığın katılana yönelik eylemlerinin kısa zaman aralığında ve aynı kasıtla gerçekleşmiş olması, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının “Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz” hükmü karşısında sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik olmadığı anlaşılmış olup, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/834 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.