YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4462
KARAR NO : 2023/6511
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/338 E., 2022/2646 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/351 E., 2020/485 K.
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Güçlü İnşaat A.Ş adına çıkarılan 2012/13739,13740 ve 2013/10818 takip numaralı ödeme emirlerin 07.08.2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığını, borçlu şirketin prim borçlarından davacının sorumluluğu olmadığını, şirket borçlarından şahsın sorumlu olabilmesi için öncelikle tüzel kişilikten tahsilat yoluna gidilmesi gerektiğini, ödeme emirlerine konu şirketin 18.08.2011 tarihinde iflas ettiğini, müflis şirketin prim borçlarından dolayı davacıya ödeme emri gönderilmesinin hatalı olduğunu beyanla davacının, davalı Kurum’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin iptali davalarının ödeme emri tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde açılması gerektiğini, dava konusu prim alacaklarının 2011 yılı prim ve işsizlik sigortası borçlarına ilişkin olup; 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğini, davacı tarafın zamanaşımı itirazlarının reddinin gerektiğini, davacının şirketi temsile yetkisi bulunduğundan müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” İş bu davada iptali istenen davalı kurumun 2012/13739, 13740 ve 2013/10818 numaralı takibindeki ödeme emirlerinde 2010 yılı 10. Ayından başlayarak 2011 yılı 9. aya kadarki primler ve gecikme zammı ödeme emrine konu edilmiştir. Davacı kurumun prim alacakları amme alacakları tahsili hakkındaki kanun hükmünce tahsil edilir. Yapılan yasa değişiklikleri nedeniyle SGK alacaklarında zaman aşımı 08.02.1993 tarihinden 05.07.2004 tarihleri arasında 5 yıl, 06.07.2004 ila 30.09.2008 tarihleri arasında 10 yıl ve 30.09.2008 tarihinden sonraki dönem için yine 5 yıldır. Yukarıda açıklandığı gibi dava konusu ödeme emrinde 2010 ve 2011 yılının alacakları takibe konu edildiğinden takip tarihi itibariyle bu kurum alacağının zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesine dayalı olarak, “Davanın kabulü ile, davalı kurumun 2012/13739, 2012/13740 ve 2013/10818 sayılı takiplerinden davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerinin konusu alacağının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle ödeme emirlerinin iptaline,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu ödeme emirlerinde 2010 yılı 10 uncu ayından başlayarak; 2011 yılı 9 uncu aya kadarki prim alacakları ve işsizlik sigortası borçlarının takibe konu edildiğini, prim alacaklarının 01.10.2018 tarihinden sonra vadesi gelen alacaklar olduğunu ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabii olduğunu, bu Kanun’a göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, şirketten tamamen veya kısmen temin edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında davacının da sorumlu olduğunu, davacının şirketi temsile yetkisi olduğunu bu yüzden de müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu, ödeme emirlerinin davacıya 07.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, yerel Mahkeme tarafından verilen kararın hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle; Muğla 1. Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi’nin, 15.12.2020 tarihli, 2020/351 E, 2020/485 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2- Davanın kısmen kabulü ile;
A) Davacıya tebliğ edilen 2013/10818 takip numaralı ödeme emrinin iptaline,
B) Davacıya tebliğ edilen 2012/13739 takip numaralı ödeme emrinin 2011/3 ila 2011/8 aylarının toplam 10.163,11 TL prim aslı ve 22.07.2020 tarihine kadar hesaplanan toplam 18.195,29 TL gecikme zammının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
C) Davacıya tebliğ edilen 2012/13740 takip numaralı ödeme emrinin 2011/3 ila 2011/8 aylarının toplam 962,81 TL prim aslı ve 22.07.2020 tarihine kadar hesaplanan toplam 2.410,96 TL gecikme zammının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesi usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 88, 102 nci maddeleri, 6183 sayılı Kanunun 35 inci ve mükerrer 35 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ödeme emrindeki borç döneminin 2010/10-2011/9 dönem ve arasına ait olmasına, ortak dışı müdür olan davacının müdürlük görevini 18.01.2010-30.03.2011 döneminde yürütmesine göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.