YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5993
KARAR NO : 2023/6597
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1560 E., 2023/247 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/81 E., 2021/186 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti, ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eski eşi … ile … 3. Aile Mahkemesinin 2016/484 Esas, 2016/425 Kararı ile 10.06.2016 tarihinde boşandıklarını, evlilikleri süresince … ilinde ikamet ettiklerini, boşandıktan sonra 2018 yılında kendisinin Eskişehir’e taşındığını, …/Eskişehir adresinde yaşamaya devam ettiğini, eşinin ise …’da yaşamaya devam ettiğini, kendisinin babası …’den yetim aylığı aldığını, davalı Kurum tarafından 2018 yılının 10. ayında yapılan denetim sonrasında boşanmanın muvazaa olduğu gerekçesi ile bağlanan yetim aylığının kesildiğini, aylıkların ve sağlık yardımlarının iadesinin talep edildiğini, yetim aylığının kesilmesi işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, kesilen aylıklarının yeniden bağlanarak toplu olarak ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerin … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından tesis edilmiş olup işbu davanın görülmesi gereken yerin işlemi yapan İl Müdürlüğünün bulunduğu … Mahkemeleri veya Başkanlığın merkez teşkilatının bulunduğu … Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, mahkemece aksi kanaat hasıl ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … ile eşi…’nin 17.06.2016 tarihinde boşandıkları, davacıya 01.07.2016 tarihi itibariyle babasından yetim aylığı bağlandığı, 01/03/2018 tarihinde yapılan denetim sonucu aylıklarının kesildiği, 01.07.2016-20.11.2018 döneminde ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, davacı ve eşinin boşanmadan önce ve boşandıktan sonra adres kayıt sisteminde kayıtlı olan “…….2/2 ” adresinde oturmaya devam ettikleri, denetim sırasında dinlenen tanıklar …, …, … ile …’in beyanlarından anlaşılmış olup her ne kadar bu tanıklardan … ve …duruşmadaki beyanında çelişkili beyanda bulunmuş ise de, denetmene verdikleri samimi, birbiri ile tutarlı ifadelerini değiştirmelerinin haklı gerekçesinin olmaması, bu tutumunun tanıkların geçen zamanda savunma geliştirmesi anlamında bulunduğu, bu nedenle Mahkememizdeki ifadesinin dikkate alınmayıp denetmene verdikleri beyanlarına itibar olunarak davacının eski eşi …’nin kayıtlı ikamet adresi olan Yüksekalan Mahallesi, …/… adresinde yapılan çevre soruşturmasında dinlenen tanıklar …’yi tanımadıklarını, bu adreste oturmadığını beyan etmiş olmaları karşısında davacının eski eşinin boşandıktan sonra da birlikte oturmaya devam ettikleri, boşanmalarının boşanmalarının muvazaalı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında delillerin eksik toplanması ve değerlendirilmemesi, incelenmemesi sonucu ve yeterli gerekçe olmaksızın hüküm tesis edildiğini, yetersiz ve doğruluğu şüpheli ifadelere dayanılarak, müvekkilinin eski eşi ile birlikte yaşadığına kanaat getirilmesi sebebiyle davalı kurumca başlatılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ve haksızlık teşkil ettiğini, kız çocuğu ölüm yetim aylığının kesilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, somut olayda, her ne kadar Kurum görevlilerine davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadıklarına yönelik beyanda bulunan tanıklar, mahkemede farklı beyanda bulunmuş ise de, beyan farklılığının davacıyı koruyamaya yönelik olduğu kabul edilebilir ve makul bir sebebe dayandıramadıkları, Kurum kontrol memurlarına verdikleri ifadelerde ayrıntılı beyanda bulunmuş olmaları ve tutulan tutanağın somut verilere dayalı olması nazara alındığında kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden kurum işleminin yerinde olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeler ile kurum denetmen raporunda kesin bir tanık beyanı bulunmadığını, eski eşinin 01.10.2020 tarihinde başka biriyle evlendiğini, lehe tanık beyanlarının dikkate alınmadığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile ödenen aylıkların iadesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması, borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371’inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ve 96 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.