YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6445
KARAR NO : 2023/6937
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2263 E., 2022/2389 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/153 E., 2021/301 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının Kurum 40.967.031.2 sicil numarası ile gelir aylık almakta iken eşinden anlaşmalı ve herhangi bir nafaka ve maddi ve manevi tazminat talep etmeksizin boşandığını ve bu nedenle aylığı kesilen 03.08.2011 tarihinde borç çıkarılarak 1579344 takip numarası ile borç bildirim belgesi gönderilerek tebliğ edildiğini, konu ile alakalı olarak tutulmuş olan inceleme raporları ve bu raporlara konu tüm araştırmalar sonucu olarak davalı … … ile boşandığı eşi aynı adreste ikamet ettikleri davalı eşi ile boşandığı halde ayni evde fiilen birlikte yaşadığı tespit edildiğini, borçlu davalı … … aleyhine Kars 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2079 esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, borçlu davalının borcu olmadığından bahisle itirazda bulunması üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibe, İİK 62 ve 66 maddeleri gereğince tensiben durdurma kararı verildiğini, İcra takibinde asıl alacağa yasal faiz işletmek suretiyle 26.160,32 tahsili için takip yapıldığını ve haksız ve yersiz itirazın kaldırılması gerektiğini ayrıca Anayasa Mahkemesi Kararı ve Yargıtay içtihatları gereğince “fiilen birlikte yaşama” sadece aylık ve gelir kesme nedeni olarak değil aynı zamanda gelir ve aylık bağlama engeli olarak benimsendiğini belirterek; davalının mal kaçırmasını önlemek amacıyla malvarlığının 3 kişilere satışının önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, borçlunun itirazının iptali ile Kars 2. İcra Müdürlüğünün 2017/2079 esas sayılı takibin kaldığı yerden devamına, İİK 67 maddesi gereğince borçlu davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, açılan davaya süre ve zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, 2008 yılında eşinden anlaşmazlıklar nedeniyle ayrıldığını ve 08.08.2011 tarihinde tekrar evlendiklerini, evlenmenin akabinde Sosyal Güvenlik Kurumuna dilekçe ile müracaat ederek evlendiklerini ve maaşın kesilmesini istediğini, Kurum tarafından hiçbir işlem yapılmadığı gibi bir tebliğde de bulunulmadığını, yapılan takibin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, böyle bir borç olmadığını ve muvazaalı bir evlilik yapmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 23.08.2021 tarihli dilekçesiyle, davalının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yaparak borcu kapattığını bildirdiği anlaşıldığından, taraflar aleyhine yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ilerine hükmedilmeksizin konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ilgili yasal düzenlemelerin borçluların davacı sıfatıyla açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu vazgeçmeleri nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep edilemeyeceğine ilişkin olduğunu, idarelerin davalı olduğu dosyalarda yapılandırma yasasından ilgililerin faydalanması halinde vazgeçme/feragat nedeniyle yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğinin belirtildiğini, müvekkil Kurum gibi idarelerin davacı olduğu davalarda, davalıların yapılandırma yapmaları halinde yargılama giderlerinin ve vekalet ücreti talep edilmeyeceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığını ifade etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle 7326 sayılı Kanun çerçevesinde borcun ödenmiş olması, yapılandırmanın karşılıklı anlaşmayı içermesi, davacı Kurumun yapılandırmayı kabul ederek alacağın tamamını belirlemesi, 7326 sayılı Kanun’un diğer hükümler başlıklı 10 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının son kısmındaki “Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.” hükmüne göre taraflar lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinin yerinde olması karşısında mahkeme kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 7326 sayılı Kanunun 10 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.