YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8458
KARAR NO : 2013/10227
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümde temyiz yasa yolunun ne şekilde başlayacağı yazılı değilse de,sanığın en lehine yorumla temyiz süresinin hükmün tebliği ile başlayacağı ve hükmün de sanığa tebliğe çıkarıldığı anlaşıldığından sanığın yasa yolu başvurusunda yanıltıldığına ilişkin tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir. Ancak; tebligat tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunun 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28/1. maddelerinin “Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebligat memuru,adreste bulunmama nedenini ,bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir veya memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatır, imzadan kaçınma halinde bu durumu yazarak imzalar” hükümlerini içermesine ve adreste bulunmama nedeni anılan şekilde belirlendikten sonra aynı Tüzüğün 30. maddesinin “Tebliğ memurunun, tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyelerinden birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırıp, durumu muhataba duyurmasını olanaklı ise en yakın komşularından birine,varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” düzenlemelerini getirmesine karşın; yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğine ilişkin, sanığın savunmasında bildirdiği adreste yapılan16.06.2009 tarihli “Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildi” şerhini içeren tebligat işleminin; adreste bulunmama nedeni araştırılıp tutanağa yazılmadan ,tebliğ evrakının teslim edildiği mahalle muhtarının imzası alınmadan ve tebliğ tarihine esas olacak 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına ilişkin tespiti içermeden yapılması nedenleriyle usulsüz tebligat olup hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurmayacağı ve sanığın öğrenme ile yaptığı 26.04.2010 tarihli temyiz isteminin süresinde bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Katılan … vekiline yokluğunda verilen hüküm tebliğ edilmediği anlaşıldığından, adı geçen katılana hüküm tebliğ olunarak tebligat belgeleri ile verilecek olursa, temyiz dilekçeleri de eklenerek temyiz incelenmesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için mahalline İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.