YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5120
KARAR NO : 2023/5905
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1362 E., 2023/51 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/53 E., 2021/139 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde;davacının …Organizasyon ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’de 1998 yılında faaliyete başladığını 2005 yılı Eylül ayında Sır Organizasyon ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. Hisselerini noter aracılığı ile devrettiğini devir sonrasında unvan değişikliğine gidildiğini şirketin yeni unvanının …Eğitim Hiz. Org. Ltd. Şti. olarak değiştiğini müvekkilinin şirketin ortağı ve yetkilisi olarak atandığını müvekkilinin çocuğunu kaybetmesi üzerine tüm hisselerini devrettiğini 11.04.2008 tarihi itibariyle şirket müdürlüğü görevinden ayrıldığını müvekkiline 2016/16506 ve 2016/16505 numaralı ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini müvekkilinin söz konusu kreşin işletmecisi olarak 05.02.2005 tarihinde atandığını 18.04.2008 tarihi itibariyle şirketteki herhangi bir hissesi ve müdürlük görevinin bulunmadığını 13.12.2019 tarihli dilekçe ile kuruma başvuruda bulunduklarını kurum tarafından ret yazısının gönderildiğini ve müvekkilinin gayrimenkulleri üzerine haciz tatbik edildiğini prim borçlarının zamanaşımına uğradığını bu sebeple; davacının 2004/12 2005/1-2-3-4-5-6-7-8 2006/1-6-7-8-9-10-11-12 2007/1-2-3-4-5- 6-7-8-9-10-11-12 2008/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 2009/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 2007/1-2-3-4-5-6 dönemlerine ait borcu bulunmadığının tespitine; 2016/16506 ve 16505 nolu ödeme emirlerinin iptaline, söz konusu borçlardan dolayı davacının taşınmazları üzerine konulan haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili; davacının borçlu şirketin sorumlu müdürü olduğunu, şirket mal varlığından tahsil edilemeyen borçlardan sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; “Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının 08.06.2005 – 05.10.2005 arası döneme ilişkin borçlardan şirket hissesi oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı, 05.10.2005-18.04.2008 tarih aralığına ilişkin borçlardan davacının temsil ve ilzam yetkisinin devam ettiği, davacının şirketten ayrılma tarihinin 18.04.2008 olduğu, 2008 yılı 3. Ayına ait tahakkukların son ödeme tarihinin 30.04.2008 olacağı, 4. ayına ait tahakkukların ise 31.05.2008 olacağı dikkate alınarak davacının 2008/3-4. aylarından da sorumlu olmadığı, davacının temsil ve ilzam yetkisinin devam ettiği 2008/1-2. aylarındaki dönem borçlarından sorumlu olduğu, 18.04.2008 sonraki dönem yönünden ise davacının şirketteki hisselerinin tamamını devrettiği ve temsil ve ilzam yetkisinin sona erdiği dikkate alınarak sorumluluğunun bulunmadığı ve davacıya gönderilen 2016/16505-16506 takip numaralı ödeme emirlerinin iptalinin gerektiği anlaşılmakla hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne,
a)Dava dışı Ufukcan Ltd. Şti.’nin 2004/12, 2005/1-2-3-4-5, 2008/3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2009-1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12, 2010/1-2-3-4-5-6 dönemlerine ait borçları için davacının borçlu olmadığının tespitine, bu dönemlere ilişkin borçlardan dolayı davacının gayrimenkulleri üzerine davalı kurum tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 2016/16506 ve 2016/16505 numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline, bu ödeme emirlerine konu borçlardan dolayı davacının gayrimenkulleri üzerine davalı kurum tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya iki adet ödeme emri düzenlendiğini, borçların zamanaşımına uğradığını, ödeme emri tebliğ edilmeden doğrudan haciz işlemi yapıldığını, kanunda şart koşulan usulü işlemler zincirine uyulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili, istinaf dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek, söz konusu yerel mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacıya sadece 2 adet ödeme emrinin gönderilmiş olup 06.02.2019 tarihli kurum yazısı ile davacının 2004/12, 2005/1-8 aylarına ait borcun %49’undan ve şirket müdür olarak atandığı tarihten itibaren 2006, 2007, 2008, 2009 yılı ve 2010/1-6 ayları borcun tamamından sorumlu olduğu bildirilmiştir. Davacıya bu dönemler için ödeme emri tebliğ edilmemiş ise de kurum davacının borçlu olduğunu belirterek davacının taşınmazına haciz koyduğundan davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır.
Davacıya 2004/12, 2008/12 aylarına ilişkin ödeme emri gönderilmediğinden dava tarihine kadar bu borçlar nedeni ile 10 yıllık zamanaşı süresi dolduğundan davacının bu borçlar nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacı 11.04.2008 tarihinde ortaklıktan ve müdürlükten ayrıldığından 2009 yılı borçlarından da sorumlu değildir.
Davacıya 2004/12-2009/12. Ayları arası borçlar nedeni ödeme emri gönderilmeden taşınmazına haciz konulduğu anlaşıldığından ve gönderilen 2016/16506 ve 2016/16505 ödeme emirlerinin de iptaline karar verildiğinden davacının taşınmazına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, davacının istinaf başvurusunun kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
1)Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne,
… 25. İş Mahkemesinin 27.04.2021 tarih, 2019/53 E., 2021/139 K., sayılı kararının kaldırılmasına,
3)Davanın kabulü ile,
a) Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezi’nin dava konusu 2016/16506 ve 2016/16505 numaralı ödeme emirlerinin iptaline, bu ödeme emirleri nedeniyle davacının taşınmazına konulan haczin kaldırılmasına,
b)Davacının dava dışı Ufukcan Ltd. Şti. ‘nin 2004/12/-2009 yılı prim ve işsizlik primleri yönünden borçlu olmadığının tespitine, bu borçlar nedeniyle davacının taşınmazına konulan haczin kaldırılmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.