YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4957
KARAR NO : 2023/5904
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1958 E., 2023/165 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/308 E., 2021/168 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkilinin, Almanya’da ikamet ettiğini, yurtdışı sigortalılık sürelerinden 5123 günlük kısmın 3201 sayılı Kanun uyarınca SSK kapsamında borçlanarak 09.12.2014 tarihli tahakkuk cetvelinde belirtilen 55.820,21 TL’nin Kurum hesabına yatırıldığını, 18.03.2019 tarihinde tahsis şartlarının Kuruma sorulduğunu, 10.04.2019 tarihli yazı ile bedeli tahsil olunan yurtdışı sürelerinden üniversite eğitim süresinin iptal edilerek borçlanmadan düşüldüğünü, yurtdışı borçlanmasının 2588 güne düştüğünün bildirildiğini, yapılan itirazın 04.07.2019 tarihli Kurum yazısı ile reddedildiğini, ilgili ülke mevzuatına göre sigortalı sayılan sürelerin borçlanılabileceğini, Alman makamlarından alınan belgede yüksek öğretimde geçen sürenin Alman mevzuatına göre sigortalılık süresi olduğunu ve buna dair prim ödemesinin yapıldığının ifade edildiğini, buna karşın, borçlanma süresinin Türk vatandaşı olarak fiilen çalıştığı sürelerle sınırlı tutmaya çalışıldığını belirtilerek, 09.12.2014 tarihli tahakkuk cetvelinde 5123 gün tahakkuk ettirilmiş ve bedeli ödenmiş tahakkuk cetvelinin geçerli olduğunu, davacının yurtdışı sigortalılık süresinden sayılan yüksek öğrenim dönemini borçlanabileceğini belirterek, dava konusu kurum işleminin iptalini, 5123 günün tamamının sisteme işlenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, dava konusu uyuşmazlığa müvekkili Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurumun mevcut yasal düzenlemelere göre işlem yaptığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının Almanya rant sigortasına tabi süreler arasında yer verildiği ve Almanya’da yüksekokul eğitimi aldığı sürelerin sigortalılık süreleri olarak kabul edildiğinin belirtilmiş olması kapsamında, borçlanma primleri de ödenmiş bulunan yüksek öğretim süresi dahil borçlanma süresi olan 5123 günün tamamı geçerli olduğu, bu sürelerin davacının sigortalılık süre ve prim günlerine esas alınması gerektiği anlaşılmış borçlanmaya esas Almanya çalışma belgesinde yüksek öğretim sürelerinin de kayıt altına alındığı, Alman Emeklilik Sigortası Nordbayern’in … adına düzenlediği yazıda; “dökümden anlaşılacağı gibi tarafından yüksekokul eğitimi aldığı sürelerin sigortalılık süreleri olarak kabul edildiğinin” ifade edildiği, davacının Almanya rant sigortasına tabi süreler arasında yer verildiği ve Almanya’da yüksekokul eğitimi aldığı sürelerin sigortalılık süreleri olarak kabul edildiği anlaşıldığından borçlanma primleri de ödenmiş bulunan yüksek öğretim süresi dahil tüm borçlanma süresi olan 5123 günün geçerli bulunup, bu sürelerin davacının sigortalılık süre ve prim günlerine esas alınması, aksine Kurum işlemlerinin iptalinin gerektiği tespit edilmiş..” gerekçesiyle, davanın kabulüne davacının 09.12.2014 tarihli tahakkuk cetveli ile tahakkuk ettirilmiş ve bedeli ödenmiş 5123 günlük borçlanma süresinin geçerli olduğunun, bu sürelerin davacının sigortalılık süre ve prim günlerine esas alınması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işlemlerinin iptaline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; dava konusu uyuşmazlığa müvekkili Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurumun mevcut yasal düzenlemelere göre işlem yaptığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, davacının 27.06.2019 tarihli dilekçe ile; Almanya’ daki üniversite eğitim sürelerine ait prim ödemelerinin davacı adına Alman Sigorta Merciine yatırıldığından bu sürelerin davacının sigortalılık sürelerine dahil olduğu, tahakkuk cetvelinde yapılan ödemelerin sisteme 5123 gün olarak işlenmesini talep ettiği, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 04.07.2019 tarihli cevabi yazısında; yurtdışında geçen hizmet süresine karşılık 2588 gün hizmetin sisteme işlendiği, borçlanma tutarının 14.01.2015 tarihinde ödendiği, 4/1-a maddesi kapsamında borçlandırıldığı, 27.12.2013 tarihli yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi ile 10.04.1981 tarihinden itibaren 5150 güne tamamlayacak kadar Almanya sürelerinin borçlanılmasını istediği, borçlanma bedelini ödediği, davalı kurum tarafından davacıya gönderilmiş olan tahakkukta üniversite eğitim süreleri borçlandırıldığından borçlanma süresinde azalma olduğu belirtilerek, yurtdışı borçlanma gün sayısının 2588 olarak yeniden borç tahakkuk cetvelinde gösterildiği, sehven borçlandırılmaması gereken sürelerin borçlandırıldığının belirtildiği belirtilerek bu sürelere ilişkin borçlanmanın iptal edildiği anlaşılmaktadır. Alman sigortalılık mevzuatında, “Okul Eğitimi” olarak adlandırılan sürenin, Uluslararası Ek Sözleşme hükmüne göre uzun vadeli sigorta kollarından Alman rant sigortası kapsamında olduğu, yükseköğretimin de okul öğrencisi olduğu, bu kapsamda ele alınması gerektiği, borçlanmaya esas Almanya çalışma belgesinde yüksek öğretim sürelerinin de kayıt altına alındığı, davacının yüksekokul eğitimi aldığı sürelerin sigortalılık süreleri olarak kabul edilmesi gerektiği, aksine kurum işleminin hatalı olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf gerekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık yurtdışı sigortalılık süresinden sayılan yüksek öğrenim dönemini borçlanabileceği, 5123 günün tamamının sisteme işlenmesi gerektiğinin tespiti, aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2.10.04.1965 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29 uncu madde 4 üncü fıkrası, Almanya Federal Cumhuriyeti Sosyal Yasa (SGB) VI. Kitab’ın (Alman Sosyal Kanunu) konuya ilişkin Yasal aylık sürelerini düzenleyen 54 üncü maddesinin 3 nolu alt bendi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
C.C.