YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3881
KARAR NO : 2023/5720
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/230 E., 2023/140 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/364 E., 2020/312 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yurt dışında çalışmış olduğu süreyi borçlanma hakkını … 22. İş Mahkemesinin 2014/512 E – 2015/28 K sayılı dosyasındaki kararla tespit ettirdiğini, Yargıtayca onanarak kesinleşen karar üzerine davacının emekliliğine yeter süre kadar borçlanabilmesi için kuruma müracaat ettiğini, bu talebe istinaden hazırlanan tebligatın usulsüz tebliği nedeniyle borçlanma hakkının sürüncemede bırakıldığını, söz konusu tebligat üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek, yapılan usulsüz tebligatın iptali ile davacı adına tebliğ işleminin düzenlenmesine yönelik yapılan 31.12.2015 tarihli başvurularının reddine ilişkin kararın iptali ile davacının emeklilik için yurt dışı borçlanması yapabilmesi amacıyla 24.12.2012 tarihli kur üzerinden hesaplanan tahakkukun davacıya yeniden tebliğine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacı asilin imza ve yazı örnekleri, imza örneklerini taşıyan belgeler, dosya kapsamına getirtilmiş, dava konusu tebligat üzerinde bulunan imza ve yazı üzerinde benzerlik incelemesi yaptırılmak üzere Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilen dosyada yapılan inceleme sonucu sunulan 25.11.2019 tarih, 2019/88600 sayılı raporda; inceleme konusu belgelerde yer alan yazı ve imza ile Eyyüp İdrisoğlu’ nun mevcut mukayese imza ve yazıları arasında irtibat tespit edilemediğinin bildirildiği, yapılan yargılama, dosya kapsamı ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporu bir arada değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile; Davaya konu tebliğin usulsüz olduğunun tespitine ve iptaline,
Davacının 31.12.2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin davalı kurum işleminin iptaline,
Davacının ilk başvuru tarihi olan 24.12.2012 tarihli kur üzerinden hesaplanan tahakkukun yeniden davacıya tebliğine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacının usulsüz tebligat iddiasını kabul etmediklerini, davacının kuruma adres olarak … Köyü … adresini bildirdiğini, kendi kusuru ile borçlanma talebinin hükümsüz kıldığını, tebliğden itibaren 3 ay içinde ödeme yapmadığını borçlanması iptal olunca yeniden talepte bulunması gerektiğini, kur artışları dikkate alınmadan 2012 yılındaki kur üzerinden yapılan hesaplamanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde, davacının 01.01.1982 – 16.05.2022 tarihleri arasında yurt dışında geçen süreyi borçlanma talebi ile kuruma başvurduğu kurumca reddedilmesi nedeniyle … 22.İş Mahkemesinin 2014/512 Esas sayılı davasını açtığını yapılan yargılama sonrası Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2015/6622 Esas, 2015/7589 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 13.08.1982 – 16/09/2002 tarihleri arasındaki süreyi borçlanma hakkının bulunduğunun tespiti ile kurum işlemlerinin iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen karar sonrası davacı tarafından 31.12.2015 tarihinde kuruma müracaat ederek kuruma ilk başvuru tarihi olan 26.12.2012 tarihindeki bedeller üzerinden emekliliğine yeten süre kadar borçlanmasının hesaplanarak bildirilmesini talep ettiği talebinin reddedildiği, davacının talebine ilişkin düzenlenen borç tahakkukunun aynı taleplerle başvuruda bulunan kardeşi Yakup İdrisoğlu’na elden tebliğ edildiği, davacıya tebliğ edilmediği, elden tebliğdeki imzanın davacıya ait olmadığının alınan bilirkişi raporu ile mahkemece tespit edildiği anlaşılmış, davaya konu tabligat işleminin usulsüz olduğu, dolayısıyla davacının 31.12.2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işleminin yerinde olmadığı, bu itibarla mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.