Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9254 E. 2023/462 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9254
KARAR NO : 2023/462
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2263 E., 2018/2282 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2017/226 Esas, 2018/241 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/2263 Esas, 2018/2282 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.05.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, ByLock ile lgili raporların bilirkişi tarafından incelenmesi ve BTK dan ayrıntılı rapor talep edilmesi gerekirken mahkemece rapor alınmadan karar verildiği, ByLock’un hukuka aykırı yollarla elde edildiği ve hükme esas alınamayacağı, müvekkilin bu yapının içinde tamamen dini duygularla, terör kastı olmadan bulunduğu, hakkında şartları oluşmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, tanık sıfatıyla birçok dosyada ifade verdiği, örgütün talimatı ile Bank …’ya para yatırmadığı, dernek üyeliğinin aleyhine delil olamayacağına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tokat Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yaparken ihraç edilen sanık …’ın münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmuş olan, eşi adına kayıtlı olan fakat kendisinin kulllandığı 0505 (…) (..) (..) nolu hat ile 18.08.2014 tarihinden itibaren … ID numarası ile ByLock programını kullandığı, sanığın 2. celse bu programı kullandığını ikrar ettiği, örgüt üyelerinin ByLock programı ifşa olduktan sonra kullanmaya başladığı ve yine kriptolu haberleşme programlı olan Eagle programını kullandığını beyan ettiği, örgüt lideri …’in bankanın kurtarılması amacıyla herkesin mevduatlarını yatırarak yardım talimatını verdiği örgüte müzahir banka olan Bank Asyada 06.02.2008 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, bu hesaba bankanın zor durumdan kurtulması ve örgüt lideri …’in talimatıyla para yatırdığı, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, sohbet verdiği, zümre başkanlığı yaptığı ve son dönemde de Tokat il MEB ablalığı yaptığının anlaşıldığı,
FETÖ/PDY örgütünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler arasında iletişimi sağlayabilmek için sendika adı altında kurduğu, fakat asıl amacının örgüte üye kazandırmak ve öğretmenler arasında kontrolü elinde tutmak olan ve 25.07.2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatılan … EĞİTİM-SEN isimli sendikaya 2014 yılı Şubat ayından 2015 yılı Aralık ayına dek üye olduğu, yine FETÖ/PDY’ye ait olan ve 25.06.2016 tarihinde Genel Kurul Kararıyla Feshedilen Yeşilırmak Eğitim Gönüllüleri Derneğine kapanana dek üye olduğu,
Örgütün ayakta durması için üyelerden belli ve düzenli aralıklarla topladığı, evli-bekar olup olmamasına göre oranı değişen, genelde oluşan manevi ve duygusal ortamdan faydalanabilmek amacıyla sohbetlerde toplanan himmet/kurban/aidat bağışı adı altında maddi yardımda bulunduğunu ikrar ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği değerlendirilerek mahkumiyetine karar verilmiş,
Her ne kadar sanık … soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanlarda bulunmuşsa da; sanığın kendi yargılaması başlamadan önce ve başladıktan sonra başka dosyalarda da CMK’nın 50/1-c maddesi gereğince tanıklık yaparak beyanlarda bulunduğu, bu beyanlardan bir kısmının, etkin pişmanlık kapsamında yaptığı savunma ile tutarsız ve çelişkili olduğu, yine ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı dosyaya girene kadar ByLock programını kullandığını inkar ettiği, tüm bu hususlardan hareketle sanığın pişmanlığının samimi olmadığı gibi 03.05.2018 tarihli duruşmada “etkin pişmanlık hükümlerinden de faydalanmak istemiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında sanık hakkında TCK’nın 221/4. maddesi uyarınca indirim uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli Kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, etkin pişmanlık kapsamındaki savunmasına ve dosya kapsamına göre, … ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, yine aynı amaçla Eagle programını da kullandığını beyan eden, örgüt içerisinde bayan öğretmen sorumlusu, sohbet grubu zümre başkanı, lise grubu başkanı, il MEB ablalığı gibi faaliyetlerde bulunan, örgüte müzahir sendika ve derneğe üye olan, örgüt liderinin çağrısına uygun olarak Bank … hesap hareketliliği bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
i) Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları).
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın, çalıştığı kurumdan ihraç olduktan sonra kolluğa müracaatla etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunması, her ne kadar tanık olarak dinlendiği bir takım davalarda önceki beyanlarına nazaran değişiklikler bulunsa da, yargılandığı davada kendisi ile ilgili beyanlarının aleyhine delil olarak kullanılması, bu beyanların faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 29.11.2022 havale tarihli dilekçe de birlikte değerlendirildiğinde, bu konuya ilişkin yeniden beyanı alınarak 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun makul oranda bir indirim yapılması gerekip gecikmediğinin değerlendirilmesi hükmü,
ii) İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan duruşmalara ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (i) ve (ii) bentlerinde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/2263 Esas, 2018/2282 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.