YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4681
KARAR NO : 2023/5139
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1836 E., 2023/467 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/350 E., 2022/153 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ve aylık bağlanması istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; …’a ait işyerinde 01.05.1969 tarihinde çalışmaya başladığını, daha sonraki süreçte yurtdışındaki çalışmalarından dolayı 24.12.2015 tarihinde 3600 gün yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğunu ve davalı kurumun 11.02.2016 tarihli yazısına istinaden 48.902,40 TL borçlanma tutarını 19.02.2016 tarihinde ödediğini, gerekli şartlara haiz olduğundan 24.02.2016 tarihinde SGK’dan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, kurumca sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1969 tarihi itibariyle SSK girişinin olduğu, ancak çalışma süresine ait bordroya rastlanılmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, yaşlılık aylığı talebinin reddine ilişkin davalı kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 24.02.2016 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça talep edilen döneme ilişkin olarak davacıya ilişkin herhangi bir bordronun bulunmadığını, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, eylemli çalışmanın da gerektiğini, kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı adına dava dışı işveren… ünvanlı işyerinden 01/05/1969 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olduğu, ancak bordro kayıtlarında belirtilen tarihe ilişkin olarak 1969/2. dönem bordrosuna rastlanılmadığı her ne kadar dinlenen davacı tanıkları davacının çalıştığı yönünde beyanda bulunmuş iseler de fiili çalışmayı ispatlayabilecek davacı tanıkları dışında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmaması ve işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı yönündeki Adli Tıp raporu dikkate alındığından davacının çalışma iddiasını ispat edemediği” gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çalışma olgusuna ilişkin olarak tanık beyanlarının ve diğer delillerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “01.01.1953 doğumlu davacının 01.05.1969 tarihinde… unvanlı 10253 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, Kurum tarafından 10253 sicil numaralı iş yerinin işveren …’e ait olduğunun bildirildiği, iş yerinin içme suyu inşaatına ilişkin olması nedeniyle Karaman İl Özel İdaresi, Köylere Hizmet Götürme Birliği ve DSİ Karaman Şube Müdürlüğüne yazılar yazıldığı, söz konusu içme suyu inşaatına ilişkin ihale evraklarının bulunmadığının bildirildiği, işe giriş bildirgesinde adı bulunan… ile Kurum tarafından bildirilen …’e ait vergi kayıtlarının araştırılması neticesinde bir sonuca ulaşılamadığı, 10253 sicil numaralı iş yerinin dava konusu tarihe ilişkin dönem bordrolarının bulunmaması nedeniyle bordro tanıklarının dinlenmesinin mümkün olmadığı, komşu iş yeri tanıklarının tespit edilemediği, dinlenen davacı tanıklarının dava konusu tarihe ilişkin bir kayıtlarının bulunmadığı anlaşıldığından” istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çalışma olgusuna ilişkin olarak tanık beyanlarının ve diğer delillerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi 1 inci fıkrası hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun’dur.
2. 506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanun’un 2 nci maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.