YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9885
KARAR NO : 2023/2614
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki icra emrine itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Şikayetin kısmen kabulüne, İcra emrinin 17.909.374,85 TL asıl alacak, 2.892.364,03 TL işlemiş temerrüt faizi, 144.618,20 TL BSMV alacak kalemlerini aşan miktarlar üzerinden iptaline, Fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular ve davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular dava dilekçesinde; takibe ilişkin ipoteğin üst sınır ipoteği niteliğinde olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatılarak icra emri yerine ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, bu nedenle de takipte İİK’nın 148.maddesine göre müvekkilleri şirketlerin merkezinin bulunduğu ve aynı zamanda iflas tasfiyesinin yürütüldüğü yer icra dairesi olan İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayri nakdi krediye itiraz etmesi halinde, krediyi kullandıran tarafın alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, davalı alacaklı tarafından müflis borçlu firmalar aleyhine icra takibine geçilmeden önce kredi hesaplarının kat edildiği ve borcun ödenmesi ihtarını havi hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, işbu hesap kat ihtarnamesine karşı iflas kararı verilmesinden önce müflis borçlu firmalar tarafından süresi içerisinde takip alacaklısı davalı yana talep edilen miktarda bir borcun bulunmadığı yönünde noter aracılığı ile itiraz edildiğini, bu sebeple takip konusu alacağın tespitinin yargılamayı zorunlu kıldığını, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra emri değil ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, ayrıca davalı bankanın müflis firmalara kullandırmış olduğu kredinin Kredi … Fonu garantisiyle kullandırılmış bir kredi olduğunu, 10.10.2018 tarih 162 sayılı Kredi … Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına dair kararın 2.maddesine göre davalı banka tarafından hesap kat ihtarnamesi gönderilmesinden ve takip aşamasına geçilmeden önce ilgili karar hükümleri gereğince borçlu müflis firmalara yapılandırma talebinde bulunulması gerektiğini, açıkça KGF nitelikli kredilerle ilgili olarak muacceliyet şartı ön görüldüğünü, ancak davalı banka tarafından böyle bir yapılandırma talebi yapılmadan, borç muaccel olmadan hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek takibe geçildiğini, üst sınır ipoteği olarak kurulmuş olan ipotekler açısından ipotek veren kişinin sorumluluğu limitle sınırlı olduğu halde takipte faiz ve sair masraflar da istenerek limitin aşıldığını belirterek takibin iptaline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı tarfından verilen cevap dilekçesinde; yapılan takibin usule uygun olduğunu davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; Şikayetin kısmen kabulüne, İcra emrinin 17.909.374,85 TL asıl alacak, 2.892.364,03 TL işlemiş temerrüt faizi, 144.618,20 TL BSMV alacak kalemlerini aşan miktarlar üzerinden iptaline, Fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve hesaplamanın yanlış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı taraflarca sunulan istinaf dilekçeleri ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde alacaklı tarafından İİK’nın 150/ı maddesi göndermesi ile aynı Yasanın 149.maddesine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılarak borçlulara icra emri tebliğ edildiğinden İİK.’nın 34.maddesi uyarınca yetki itirazının dinlenemeyeceği, şikayetçi borçlular tarafından her ne kadar hesap katına itiraz etmeleri nedeniyle ilamlı takip yapılamayacağı belirtilmiş ise de; genel kredi sözleşmesi, borçlulara tebliğ edilen hesap kat ihtarı ve ipotek senedi ibraz edilmek suretiyle İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, ancak borçlular hesap özetine yasal 8 günlük sürede itiraz ettiklerinden hesap katında bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleşmediğini, bu durumda alacaklı bankanın İİK’nın 150/ı ve 68/b maddelerinde yazılı belgeler ile alacağını ispat etmesi gerektiğini, mahkemece bu yönde hükme esas alınan bilirkişi raporu ile alacağın ve faiz miktarının belirlendiğini, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli bulunduğunu, şikayetçi borçlların borcun ödendiği veya ertelendiği veya zamanaşımına uğradığına ilişkin İİK’nun 33/1 maddesi kapsamında bir belge de sunmadığını, alacaklı ile Kredi … Fonu arasındaki teminat ilişkisi her iki taraf arasındaki iç ilişki olup bunun şikayetçi borçlular hakkında takip başlatılmasına engel teşkil etmediğini, kaldı ki alınan bilirkişi raporunda dava konusu kredilerin KGF kapsamında kullandırılan kredilerden olmadığının tespit edildiğini, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisinin iflas idaresine ait olduğu ve davanın da her iki borçlu şirketin iflas masası tarafından verilen geçerli vekaletname ile yetkili vekil tarafından açıldığını, dosya borcunun yapılandırma sözleşmesinde kabul edilen aylık %19,75 faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, alacaklı vekilinin 15.10.2019 tarihli duruşmada bu rapora karşı itirazlarının olmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, bu itibarla faize yönelik istinaf taleplerinin de yerinde olmadığının anlaşıldığı ve tüm bu gerekçelerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular ve davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular ve davalı alacaklı istinaf dilekçelerini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı icra takibinde takibin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 33. madde, 34. madde, 149. madde, 150. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden davacılar/borçlulardan tahsiline, davalıdAn harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.