Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9834 E. 2023/2743 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9834
KARAR NO : 2023/2743
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1523 E., 2022/1468 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/111 E., 2021/388 K.

Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu idare tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; takibe dayanak ilamın idare mahkemesi ilamı olduğunu, idari yargıda tehir-i icra müessesesi yerine yürütmenin durdurulması kurumuna yer verildiğinden icra takibinin durdurulması ve aleyhine uygulanan hacizlerin kaldırılmasını teminen istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi’nden yürütmenin durdurulmasının istenildiğini, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun ‘Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması’ başlıklı 52. maddesi uyarınca takibe konu ilamın istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi 2019/1114 E. sayılı dosyasına dosya borcunu karşılar miktarda 2.300.000,00 TL tutarlı teminat mektubu sunulduğunu ve yürütmenin durdurulması kararı verildiğini, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine haklarında uygulanan hacizlerin kaldırılmasının istenildiğini, ancak İcra Müdürlüğü tarafından yalnızca takibin durdurulmasına karar verildiğini, hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin ise 03.02.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile reddedildiğini, takibe dayanak ilamın yürütmesinin durdurulmasına rağmen T.C…. hesaplarına 13.07.2020 tarihinde uygulanan 2.224.325,17 TL tutarındaki haczin kaldırılmadığını ve malvarlıklarında dosya borcunu aşan miktarda kısıtlamaya gidildiğini belirterek 03.02.2021 tarihli kararın kaldırılmasını ve uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde, temyiz ve itiraz sürelerinin uzun yılları kapsadığını, aynı zamanda zararın her geçen yıl büyüdüğünü, zira paranın alım gücünün her geçen yıl azaldığını, müvekkilinin zararının da arttığını, aynı zamanda BK’nın 105. maddesi açısından da zararın söz konusu olduğunu belirterek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi uyarınca Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğunu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceğini, Ankara 5. İdari Dava Dairesinin 2019/1114 E. sayılı dosyasında uyuşmazlığa ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olup icra dosyasında hacizlerin kalkması için verilmiş bir kararın söz konusu olmadığını, burada tahsile yönelik olarak istinafa konu mahkeme kararının yürütmesinin durdurulması kararının idari işlemin yürütmesinin durdurulmasından farklı bir tedbir niteliğinde olduğunu, takip işlemlerini olduğu yerde durduracağını, ayrıca hacizlerin kalkması için icra dosyasına borcu karşılamaya yeter miktarda teminat yatırılması gerektiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; dosya borcu kadar malvarlığının haczedildiğini, yürütmenin durdurulması kararı almak için yine dosya borcunu karşılar tutarda teminat mektubunu Bölge İdare Mahkemesine sunduğu halde aynı borç için 3. kez teminat vermesi gerekeceğini, yani dosya borcunun bir birim kabul edilmesi halinde haczin kaldırılabilmesi için malvarlığında üç birimlik tasarruf imkanının ortadan kalması gerekeceğini, bu durumda Bölge İdare Mahkemesine sunulan teminatın ne mahiyetle verildiği sorusunun cevapsız kalacağını, kaldı ki icra hukuk mahkemesinin bu gerekçesine dair yasal dayanak da bulunmadığını, tarafından dosyaya 2.300.000,00 TL tutarında teminat mektubu sunulduğu halde ayrıca hesaplarındaki 2.224.325,17 TL tutarındaki haczin devam etmesinin malvarlığının dosya borcunu aşan miktarda kısıtlamaya gidilmesi neticesini doğurduğunu, bu durumun da mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’dan tehiri icra kararı almak üzere icra müdürlüğü tarafından mehil verilebilmesi için İİK’nın 36. maddesi kapsamında ibraz edilen teminat mektubu veya yatırılan nakdi teminatın ödeme yerine geçmeyeceğini; borçlu tarafından yatırılan teminatın, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde mevcut hacizlerin aşkın hale geleceğinden hacizlerin kaldırılması gerektiğini, İİK’nın 36.maddesinin ancak Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtaydan icranın geri bırakılması kararı alınması halini düzenlediğini, madde hükmünde Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay’dan söz edilmediğini, idari işlem konusunda yürütmenin durdurulması kararını teminen yatırılan teminatın icranın geri bırakılması için İİK’nın 36. maddesi kapsamında yatırılan teminat niteliğinde olmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu idare mahkemesi ilamına dair teminat karşılığında yürütmesinin durdurulmasına ilişkin karar verilmesi nedeniyle hacizlerin kaldırılması talebinin reddine dair müdürlük kararının iptaline dair şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 36

3. Değerlendirme
Alacaklı tarafından İdare Mahkemesince verilen ilama istinaden başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takibe konu idare mahkemesi ilamına istinaden teminat karşılığında yürütmenin durdurulması kararı alındığını, işbu teminat kapsamında hacizlerin kaldırılması gerektiğinden bahisle talepte bulunmalarına karşın icra müdürlüğünce taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

Somut olayda, alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun 28.01.2016 tarihinde takibe konu ilama istinaden teminat karşılığında yürütmenin durdurulması kararı aldığı, borçlunun teminat karşılığında almış olduğu yürütmenin durdurulması kararına istinaden takibin durdurulması ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği ancak icra müdürlüğünün 03.02.2021 tarihli kararı ile; ” takibin sadece durdurulmasına karar verildiğini, müdürlükçe konulan hacizlerin resen kaldırılamayacağını, takibin durması ile haczin kaldırılmasının mümkün olmaması, müdürlüğümüze borç miktarı kadarınca teminat verilmemesi veya borcun ödenmemesi nedeniyle hacizlerin kaldırılmasına karar verilemeyeceğinden talebin reddine karar verildiği” anlaşılmaktadır.

İİK’nın 36. maddesi gereğince; ilâmı temyiz eden borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehin veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir.

İİK’nın 85/1. maddesi uyarınca; borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarı haczolunur. Aynı maddenin son fıkrası uyarınca ise, icra memurunun haciz koyarken alacaklı ve borçlunun menfaatlerini gözetmesi gerekir.

Her ne kadar İİK’nın 36. maddesi kapsamında düzenlenen uygulama Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’dan icranın geri bırakılması kararı alınması halini düzenlemekte ise de işbu şikayete konu icra dosyasına dayanak ilamın İdare mahkemesi ilamı olması ve teminat karşılığında yürütmenin durdurulması kararı alınması hali söz konusu olduğundan borçlu tarafından yatırılan işbu teminatın İİK’nın 36. maddesi kapsamında yatırılan teminat olarak kabulü gerekmektedir. Borçlu tarafından yürütmenin durdurulması kararı alınması için sunulan teminat mektubunun yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği kuşkusuz olduğu gibi, hacizlerin devam etmesi İİK’nın 85/son maddesiyle de bağdaşmayacaktır.

Şu hale göre; borçlu tarafından, yürütmenin durdurulması kararı alınması sırasında yatırılan teminatın, o tarih itibariyle dosya borcunun fer’ileri ile birlikte tamamını karşılayıp karşılamadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi ile Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.