Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10288 E. 2023/19011 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10288
KARAR NO : 2023/19011
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suça konu dilekçe içeriğinde katılanın şahsı ve göreviyle alakalı hakaret içeren bir söz bulunmadığı, savunması alınmadan, duruşma yapılmadan, şahitler dinlenilmeden ve imza incelemesi yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiği, aynı suçtan mükerrer yargılama yapıldığı, bu nedenle kararın usul ve Yasaya aykırı olup lehine bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, … Öğretmenevi yöneticisi olduğu süreç ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, … Sulh Ceza Mahkemesine vermiş olduğu yazılı savunmasında soruşturmada muhakkik olarak görev yapan katılana hitaben “İşin içine kirli siyasi ilişkilerini bulaştırarak…”, “…yönetmeliklerde böyle birşey yokmuş gibi alçakça ve şerefsizce giderden düşerek…”, “… adlı satılmış adam…”, “Alçaklık ve şerefsizliği madalya yapıp boynuna asan şaibeli … adlı şahsiyetsiz…” şeklinde ifadelerle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanın beyanı, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/58 Esas sayılı dosyasından yaptığı suç duyurusu, suça konu savunma dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde atılı suçun sabit olduğu, hakaret eyleminin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, dosyadaki delillerin mahkumiyet için yeterli olduğu ve sanığın savunmasının alındığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1. İncelemeye konu dosyadaki iddianamenin 19.12.2014 tarihinde düzenlendiği, tarafları aynı olan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/191 Esas ve 2016/255 karar sayılı ilamına konu hakaret suçuna ilişkin davadaki suç tarihinin ise 12.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin de 29.01.2015 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı anlaşılmakla; her iki dosyanın birleştirilip sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.