Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5184 E. 2023/5472 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5184
KARAR NO : 2023/5472
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/302 E., 2023/60 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/289 E., 2020/266 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının murisi …’na 01.07.2013 – 02.01.2017 tarihleri arasında evde yatılı olarak baktığını, 7/24 hastanın bakımını yapan davacıya 15 günde bir pazar günü izin verildiğini, işe 1.350 TL ücretle başladığını ve en son ücretinin 2.000 TL olduğunu beyanla davacının davalı murisi yanında 01.07.2013 – 02.01.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, dava açılmadan önce ölmüş olan… adına vasisine husumet yöneltilmek suretiyle açılan davaya davacının mirasçı sıfatıyla dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davalının dava açılmadan önce vefat etmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının hizmet tespiti davasının muhatabının hiç bir şekilde…’nun mirasçısı olan davalı olamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacının,…’na, vasileri olan … ve …’ın 01.05.2013 Tarihinde işe almalarıyla sürekli ve evde yatılı olarak 31.12.2016 Tarihine kadar baktığı, sürekli ve ücretle yapılan bu hizmetin 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi kapsamında sigortalılık niteliğinde olduğu ve davacının SGK’ya bildirilmemiş olan hizmet sürelerinin;
2013 yılı Mayıs ayından itibaren 30 gün esasına göre aylık 1.500,00 TL ücret ile 31.12.2013 Tarihine kadar, 01.01.2014 Tarihinden itibaren 31.12.2016 Tarihine kadar aylık 30 gün esasına göre kesintisiz olarak aylık 2.000,00 TL ücret ile çalıştığı ancak belirlenen bu tespitten taleple bağlılık kalınarak davacının 01.07.2013 – 31.12.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;…’nun dava açılmadan önce öldüğünü, davanın vasisine karşı açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, dava dilekçesinde davacının 1.350,00 TL ücret ile çalışmaya başladığı belirtildiği halde ilk derece Mahkemesince 2013/Mayıs ayından itibaren davacının 1.500,00 TL ücret ile çalıştığının kabul edildiğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve değerlendirme ile sonuca gidildiğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, tüm dosya kapsamı ve özellikle; … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/354 E. sayılı vesayet dosyasında yer alan, davacıya ödeme yapıldığına dair davacının da imzasının bulunduğu belgeler gereğince davacı ile davalı murisi arasında hizmet akdi bulunduğu yönündeki ilk derece mahkemesi kabulü isabetli ise de; davacının dava dışı iş yerlerinden bildirilen çalışmalarının kabul edilen dönem içerisinden dışlanmaması ve ayrıca; dava dilekçesi ile davacının 1.350,00 TL ile işe başladığı beyan edildiği halde 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasındaki dönemde aylık 1.500,00 TL ücret ile çalıştığının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.” gerekçelerine dayalı olarak “Davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile; … 1. İş Mahkemesi’nce verilen 26.10.2020 Tarih, 2017/289 Esas ve 2020/266 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, “Davanın Kısmen Kabulü ile; davacının, davalı murisi …’na ait ve tescilsiz yaşlı-hasta ev bakım hizmetlerinde 01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında aylık 1.350,00 TL ücretle, 01.01.2014 – 31.03.2016, 02.05.2016 – 31.08.2016 ve 15.12.2016 – 31.12.2016 tarihleri arasında aylık 2.000,00 TL ücret ile çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK ve davacı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespitine yönelik yerel mahkeme kararının hukuka uygunken, Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı iş yerlerinden bildirilen sürelerin dışlanması suretiyle karar tesisinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması istenmiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.