YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14557
KARAR NO : 2023/3584
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., 2020/4 K.
KARAR : Davanın Reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; Kastamonu ili, … ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan 201 ada 1 parsel sayılı 1.394,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek kargir iki katlı ev ve bahçesi vasfıyla malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen dava dilekçesinde; taşınmazın evvelinde tarafların murisi …’e ait iken 23.08.1985 tarihli senet ile davacıya hibe ettiğini, Hibe senedine göre taşınmazın üzerinde bulunan evin üst katının davacıya, alt katının davalıya, çatı katının ise ortak kullanımda olduğunu, bu güne kadar kullanımda ihtilaf yaşanmadığını, ancak davalılar tarafından üst katın kilidini değiştirilmek ve kendi eşyalarını yerleştirerek davacının kullanımına engel olduklarını davalılarca yapılan, el atmanın önlenmesini ve tahliyesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; öncesinde murise ait bu taşınmazın tamamının muris tarafından senet ile davalı tarafa devredildiğini, evin davalı tarafça yapıldığını ve tamamının davalı tarafa ait olduğunu, davacının ise, murisin kendi evinde oturduğunu, davalının yurt dışında açılışarak elde ettiği gelirle bu evin yapıldığını, davacının maddi bir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece (… Asliye Hukuk ) Mahkemesinin 07.03.2008 tarih ve 2005/42 E., 2008/9 K. sayılı kararı ile, taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2.İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin (tutanak aslının ve görevsizlikle aktarılan dava dosyasının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda) 18.12.2014 tarihli 2014/36 E., 2014/113 K sayılı kararı ile; davanın kabulüne, çekişmeli 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında davacı … mirasçıları … ve arkadaşları ile davalılar … ve arkadaşları adına tesciline, davacının tahliye ve teslim talebinin dosyadan ayrılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalı … Özdemir vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2017 tarihli ve 2015/15182 Esas, 2017/7811 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın zemininin davalı …’nin yurtdışından gönderdiği para ile alındığı, üzerindeki evin de aynı şekilde Şevki tarafından gönderilen para ile yapıldığı, taşınmazda davalının zilyet olduğu, davacının kısa bir süre sadece davalının izni ile bahçeyi ekerek sürdüğü ve zilyetliğin fer’i nitelikte olduğu anlaşıldığına, dayanılan bağış senedinde davalı …’nin imzası olarak görünen imzanın onun eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiğine, esasen bağış senedinde bağışlayan olarak görülen tarafların murisi Ahmet’in taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olduğu da iddia ve ispat edilemediğine göre davacının kanıtlanamayan davasının reddine, taşınmazın davalı … mirasçıları adına tesciline ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmesi gerekirken dosya kapsamının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3.Bozma ilamına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Aynı Dairenin 02.03.2020 tarihli, 2020/182 E., 2020/816 K sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, dava konusu 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (yargılama sırasında ölen) davalı … mirasçıları adına (adları ve payları hüküm yerinde gösterilerek) tapuya tesciline karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, tanık beyanlarına itibar edilmediği, bir kimsenin yıllar içinde imzasının değişebileceği gözetilmeden yalnızca Adli Tıp Kurumu’nun raporuna değer verildiğini, davalıların murisinin uzun yıllardır yurt dışında olması nedeniyle taşınmazın davacı tarafından ekilip biçildiği, bakımının yapıldığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın mülkiyetinin taraflardan kime ait olduğunun belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunun (3402 Sayılı Kanun) 14, 30/2 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde
karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.